Medikal sektörün yenilikçi dergisi klinikiletişim’in yeni sayısı yayımlandı. Öne çıkan başlıklar şöyle:

kapak 19

Güneşin Patenti Alınabilir Mi? Güneşin Patenti Olmaz!
TTB Aşı Çalışma Grubu’ndan Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak:

“Çocuk felci aşısının mucidi bilim insanı Jonas Salk’un kendisine bu işten para kazanmak, patent almakla ilgili röportaj sorusuna verdiği yanıt: ‘güneşin patenti olmaz, güneşin patenti alınabilir mi?’ şeklinde oldu”

“İnsanlık ölmesin diye, patent kaldırılsın diye en azından covid-19 aşılarındaki patentin dünya halklarının aşıya erişiminin önünde engel olmasını önlemek için şu anda kampanyalar yürütülüyor. Epey de mesafe kat edildi”

“Biliyoruz ki kendi aşınızı yapmıyorsanız şayet paranız da olsa pahalıya da olsa aşıya erişiminiz zordur. Aşı milliyetçiliği olarak ifade ediliyor kimi ülkelerin yaptığı… Kendi ihtiyacının çok ötesinde aşı alımı yapmaları ayıplandı. Ancak o ülkeler kendi toplumlarını bu arada aşılamış oldular”

“Hastalık eliminasyonu için tek doz Biontech’in yaygın uygulaması tartışılabilir mi? Neden olmasın? Ancak bütün bu tartışmaların karar mekanizmasında bilim insanlarının artılarını, eksilerini, ülke olanaklarını, kaynaklarını iyice tartışıp aşı sağlamayla ilgili süreci de göz önüne alarak durumu birlikte kararlaştırmalı ve süreci yürütmelidir”

“Hastanelere ek olarak işyeri sağlık birimlerinde de aşı yapılabilmeli. çünkü yeni biten kapanma döneminde 16 milyon dolayında insan çalışmaya devam etti. çalışanların covid-19’a karşı korunması ile ilgili mutlaka yapacak çok şeyimiz olmalı!”

“Bağışıklama konusunda ülkemiz kazanımlarınızın Covid-19 salgınıyla yitirilmesini istemiyoruz. Böyle bir şey için yeterince ve zamanında aşı sağlamaya ihtiyacımız var”

“Doğal bağışıklık Covid-19’da bir süreliğine (3- 6 ay) koruma sağlar. aşının sağladığı koruyuculuğun 6- 7 ay dolayında olduğunu biliyoruz. Eğer kişileri aşılarsak aşının türüne ve özelliğine göre dirençli olmasını, hastalıktan korunacak bir direncin oluşmasını sağlayabiliriz”

Yoğun Bakımda Farkındalık Oluşturulmalı
Cumhurbaşkanlığı Sağlık Ve Gıda Politikaları Başkanı Prof. Dr. Serkan Topal:

“Yoğun bakım alanında ihtiyaç duyduğumuz farkındalık yok. Yoğun bakım yan dalıyla ilgili özellikle periferde belki alana gidildiği zaman yaklaşım çok farklı olabiliyor. Uzmana her iş yaptırılmaya çalışılıyor belki”

Yoğun Bakıma Yeni Bir Branş Eklenmemeli Hatta Azaltılmalı
Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Tekin:

“Yoğun bakıma artık yeni bir branşın eklenmemesi gerekiyor. hatta azaltılabilir bile… yoğun bakım 6 ana bilim dalından besleniyor ve bunlar dışında yeni bir ana dal eklenmesi söz konusu değil!

“10 – 20 yıl ve belki daha uzun yıllardır; sadece yoğun bakımda görevli olan, oranın kahrını çeken meslektaşlarımız var. Uzmanlık dernekleri ile birlikte üreteceğimiz bir ara formül ile bu meslektaşlarımıza da uzmanlık hakkı tanımalıyız!”

“Özellikle pandemi sürecinde yoğun bakımda hasta takibinin ne kadar üst düzey olduğunu ve mortalitenin nasıl azaldığını, dünya ortalamalarının altına indiğini yakından gördük”

“Yoğun bakımdan beslenen ana dallarda yoğun bakım rotasyonunun olması yönünde öneriniz olmuştu. bunu tıpta uzmanlık kurulumuzda görüştük ve ön karar aldık. Büyük ihtimalle önümüzdeki günlerde onu nihai karar haline getirip yayınlatacağız”

“Hastanelerde branş yoğun bakımlardan vazgeçilmeli. Çünkü her 50 – 100 yatağı olan klinik kendine ait yoğun bakım olmasını istiyor ama burada hastalar merkezi yoğun bakımlarda olduğu gibi özenli ve titiz takip edilmiyor”

Yoğun Bakım Bir Savaş Zamanı Başlamıştı Şimdi Pandemiyle Daha İyi Tanındı!
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı, Sağlık Bakanlığı Covıd-19 Bilim Kurulu Üyesi, TDCY Y.K.Üyesi Prof. Dr. Arzu Topeli İskit:

“Savaşla ya da pandemi ile başlayan yoğun bakım, günümüzde de bir pandemi ile devam ediyor. Covıd-19 pandemisi tüm dünyayı etkiledi ve tabii Türkiye’de de herkes yoğun bakımı, entübasyonu öğrendi

Yoğun Bakım Branşı Neden Tercih Edilmiyor?
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Göksel Güven:

“Yoğun bakım branşının tercih edilirliği 2017’den itibaren azaldı. buna en önemli iki sebep; insanlar gelecekte yoğun bakım uzmanlığının konumunu öngöremiyorlar ve yoğun bakım uzmanlarının motivasyon düşüklüğüne neden olan uygulamalar söz konusu”

Yoğun Bakım Branşının Sorunları Neler?
Kayseri Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi Uzmanı Dr. Recep Civan Yüksel:

“Yoğun bakım uzmanları, hastanelerin üçüncü basamak ana/genel yoğun bakım ünitelerinde görevlendirilmelidir!

Yoğun bakımlar en fazla dahili, cerrahi, nöroloji olarak ayrılmalıdır. yoğun bakım uzmanı olmayan «dal yoğun bakımları» en fazla 2. basamak olarak ruhsatlandırılmalıdır!

Yoğun bakım uzmanlığı mevzuatta tanımlanmalı ve tanınmalıdır. yoğun bakım ile doğrudan ilgili bir yönetim birimi oluşturulmalıdır!

Özel hastaneler de dahil olmak üzere üçüncü basamak yoğun bakım olan tüm kurumlara tam zamanlı yoğun bakım uzmanı (eş zamanlı ameliyat veya poliklinik yapmayan) şartı getirilmelidir!”

Avrupa’da Yoğun Bakımın İşleyişi Nasıl?
Avrupa Yoğun Bakım Derneği Başkanı ve Hollanda Utrecht Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Jozef Kesecioğlu:

“Yoğun bakımda hasta, diğer uzmanlık dallarından farklı olarak bir bütün olarak tedavi edilir. Mesela genel cerrah yavaş yavaş ortadan kalkıyor, onlar da kendi aralarında uzmanlaşıyorlar. Yoğun bakımda daha genelci bir yaklaşımımız var. Hastayı bir bütün olarak tedavi etmek önemlidir

“Hastane organizasyonu içinde yoğun bakım bağımsız ve diğer departmanlara olarak eşit düzeyde bir departman olarak yer alır. Bunun önemi çok fazla!”

“Yoğun bakım, yoğun bakım uzmanları tarafından yönetilir ve yoğun bakımda çalışan hekimlere hasta bakımında tam yetki verilir. ‘Tam yetki verilir’ derken kastım; özellikle hasta yatırma ve taburcu etme yetkisinin yoğun bakım uzmanında olmasıdır”

“Tedavisi mümkün olmayan hastalar yoğun bakıma yatırılmamalıdır. Mesela bir akciğer kanserinin son dönemindeki hastaya yapılacak bir müdahale kalmamışsa hastanın solunumu durur. Bu bir yoğun bakıma alınma endikasyonu değildir”

“Yoğun bakıma, tedavi edilip yoğun bakım tedavisinden sonra yaşama ümidi olan hastalar alınır. yoğun bakım uzmanına da onun bilgi ve becerisine de saygı gösterilir”

Tercih edilirliğin azalması konusu Almanya’da da görülüyor, çünkü nesil değişiyor. Gençlerimiz daha değişik branşlara gitmek istiyorlar, meşakkati daha az olan branşları tercih ediyorlar”

Özel Hastanelere Yoğun Bakım Kadrosu Açılmalı
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Dr. Reşat Bahat:

“Belli sayıda yatağı olan özel hastanelere mutlaka yoğun bakım kadrosu açılmalı! Bunu bir üst ihtisas gibi değerlendirip de yoğun bakım kadrosunu vermediğiniz zaman özel sağlık kuruluşlarına ki İstanbul’da hizmetin yüzde 50’ye yakınını veren özel sağlık kuruluşlarına, aslında farkında olmadan malpraktis yaptırmış oluyorsunuz”

“Türkiye, kaynak sıkıntısı çeken bir ülke! Sizin diyelim ki 10 yataklı yoğun bakımlarınız için kamu size yoğun bakım uzmanı vermeye kalksa buna kaynak yetiştiremez. Demek ki artık yavaş yavaş yoğun bakımları mükemmeliyet merkezlerinde toplamamız lazım”