Sanovel İlaç FDA Onayı Aldı

Toksöz Grup çatısı altında faaliyetlerini sürdüren, Sanovel İlaç’ın Silivri/Çantaköy’de yer alan üretim tesisi, Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (Food and Drug Administration – FDA) onayı aldı. Sanovel İlaç, hiç majör ve kritik bulgusu olmadan FDA onayını almış ilk ve tek Türk ilaç firması oldu. Üretim tesisine verilen FDA onayı Sanovel İlaç’a ait ürünlerin ABD’de ruhsatlandırılmasına ve sonrasında ihracatına imkân tanıyacak.

Sanovel İlaç’ın Silivri üretim tesisinde yapılan GMP denetimi, steril üretim alanları ile birlikte tüm tesisin Kalite Sistemlerini kapsıyor.

FDA onayının sadece Sanovel İlaç için değil Türkiye İlaç Sanayii için de önemli olduğuna değinen Sanovel İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Toksözşunları söyledi: “Bu başarı hem şirketimiz hem de ülkemiz adına gurur verici. Global vizyonumuz doğrultusunda yurt dışı faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu onay ile birlikte Amerika pazarında da var olma gücünü yakalayacağız.”

2005 yılından bu yana yurt dışı faaliyetlerine devam eden; Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan Özbekistan Rusya, Irak, Arnavutluk Türkmenistan, İspanya gibi ülkelere ihracat yapan Sanovel İlaç, dünyadaki diğer firmalar açısından da başarılması oldukça güç olan “hiç majör ve kritik bulgu olmadan FDA onayını almış” ilk ve tek Türk ilaç firması oldu.

Daha önce geliştirdiği dört ilaç formülasyonuna Amerika Patent Ofisi’nden “patent” alan ilk Türk firması olarak önemli bir başarıya imza atmış, tamamen yerli sermaye ile geliştirdiği ilaç formülasyonları Amerika’dan 2033 yılına kadar patent koruma hakkı elde etmişti.

GSK, onkoloji odaklı ilaç şirketi TESARO’yu satın alıyor

GSK, onkoloji odaklı ilaç şirketi TESARO’yu satın alacağını açıkladı. Bu işlemle GSK’nın bu alanda daha da güçlenmesi ve onkolojideki ticari kapasitesini artırması bekleniyor.

Onkoloji odaklı ABD merkezli ilaç şirketi TESARO’nun 5.1 milyar dolar karşılığında GSK bünyesine katılıyor. GSK, kanser hastalarına ve kanser riski olan kişilere klinik fayda sağlamak amacıyla kurulan biyoeczacılık şirketi TESARO’yu bünyesine katarak onkoloji alanında güçlenmeyi hedefliyor.

İki şirketin satın alma konusundaki anlaşma kararını duyurmalarını takiben başlayan işlem sürecinin 2019’un ilk çeyreğinde tamamlanması hedefleniyor.

Kanser ilaçları geliştiriyor

ABD merkezli biyoteknoloji şirketi TESARO, kanser tedavisi üzerinde uzman bir kuruluş. Tekrarlayan epitel over, fallop tüpü veya primer periton kanseri olan kadınların bakım tedavisi için oral olarak aktif ve güçlü bir poli polimeraz inhibitörü olan ZEJULA’yı (niraparib); ve kemoterapinin neden olduğu bulantı ve kusmanın önlenmesi için VARUBI (rolapitant), bir nörokinin-1 veya NK-1, reseptör antagonisti sunuyor. Ayrıca çeşitli tümörlerin tedavisi için Niraparib’i geliştirdi.

ZEJULA, özellikle BRCA geninde (gBRCA) germ hattı mutasyonları olan ve olmayan hastalara belirgin bir klinik fayda sağlıyor. İlaç, şu anda ABD ve Avrupa’da yumurtalık kanseri nükseden, BRCA mutasyonu veya biyobelirteçlerin durumu gözetilmeksizin platin bazlı kemoterapiye yanıt veren yetişkin hastalar için bir tedavi şekli olarak onaylandı.

Sağlık Ekonomisi Nereye Gidiyor?

Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği (SASDER) tarafından düzenlenen ‘Sektör Konuşuyor’ toplantısında sağlık sektörünün önemli temsilcileri bir araya geldi. Panelde moderatör olarak bulunan Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berna Simten Malhan, 2018’de medikal enflasyonun yüzde 30 seviyelerinde olduğunu dile getirdi.

Medipol Üniversitesi Güney Kampüsü’nde gerçekleşen panelde 2019 yılı açısından özel sağlık sigortası, özel hastane ve tıbbi cihaz sektörleri başta olmak üzere tüm cephelerden sağlık sektörünün ve sağlık ekonomisinin geleceği masaya yatırıldı. Sektör temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıda; Başkent Üniversitesinden Prof. Dr.Berna Simten Malhan, OHSAD Yönetim Kurulu Başkanı Reşat Bahat, Allianz Sigorta Sağlık Grup Başkanı Dr. Oktay Atay ve SONOMED CEO’su Dr.Ayhan Cingi gibi sektörün önemli isimleri panelist olarak yer aldı.

Sağlık ekonomisi nereye gidiyor?

Sağlık ekonomisi temalı panelde açılış konuşmasını yapan SASDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sermet Gün Erdem, ”2019 yılında özel sağlık sigortası, özel hastane ve tıbbi cihaz sektörleri başta olmak üzere tüm cephelerden sağlık sektörünün ve sağlık ekonomisinin nereye gideceğini masaya yatırıyoruz. Amacımız bu tarz etkinliklerin sürdürülebilir olmasını sağlayıp, SASDER’in sektörü, hem hastane hem sigorta hem de ilaç ve tıbbi malzeme tarafından kucaklayarak yeni çalışmalar geliştirecek bir yapı oluşturmaktır” dedi.

Dünya büyüyen ve yaşlanan bir popülasyona doğru gidiyor

Panelde moderatör olarak bulunan Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berna Simten Malhan, “Dünya büyüyen ve yaşlanan bir popülasyona doğru ilerliyor. 2018’de medikal enflasyonun yüzde 30 seviyelerinde olduğunu görüyoruz. Küresel sağlık harcamaları dünya çapında öngörülen enflasyon oranının yaklaşık 3 katına ulaşarak 2017’de ortalama 9,5 oranında arttı. Toplumun beklentilerinde gerçekleşen değişimlerden; sağlık bakım maliyetlerindeki artış, nüfusun yaşlanması, doğumda yaşam beklentisindeki artış, hastalık biçimlerindeki değişim, yeni tedavi yöntemlerinin ortaya çıkması ve teknolojinin gelişmesinden kaynaklanmaktadır. Sağlık bakım maliyetlerinde her geçen gün artış yaşanıyor, sağlık alanında kaynakların kıt olmasından dolayı mutlaka değerlendirmelerin yapılması gerekiyor” dedi.

Sağlıkta kanıta dayalı yöntemlerle ilerlemeliyiz

2019 ekonomisinde pek çok risk olduğunu aktaran Malhan, “Döviz cinsinden borç oranı yüksek, enflasyon oranı uluslararası ortalamaların üzerinde, kur önceki yıla göre yüzde 40 daha yüksek ve özel sektörün de döviz borcu sorun olmaya devam ediyor. Verimli, kaliteden ödün vermeyen sürdürülebilir sağlık hizmetleri için kanıta dayalı yöntemlerle ilerlemeliyiz” diye konuştu.

Bahat; “Sağlık enflasyonu her zaman yüksek olacak”

Sağlık enflasyonuna dikkat çeken OHSAD Yönetim Kurulu Başkanı Reşat Bahat ”Sağlık enflasyonu her zaman yüksek olacak çünkü sağlık yenilikçi bir sektör. Sağlıktaki enflasyonunun hiçbir zaman normal enflasyondan düşük olacağı beklentisi olmamalı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki enflasyon son 15 yıldır ülkedeki enflasyonun 2,5 katı son yıllarda ise 3 katı seviyelerinde seyrediyor.

Cingi; “Asıl sorun cihaz sayısında değil görüntüleme sayısında”

Türkiye’de bulunangörüntüleme cihaz sayısında bir sıkıntı olmadığını vurgulayan SONOMED CEO’su Dr.Ayhan Cingi İstanbul’da toplamda 65 Özel Görüntüleme Merkezi olduğunu Laboratuvar sayısının ise İstanbul’da 167 adet olduğuna dikkat çekti. Asıl sorunun görüntüleme sayısında olduğunu dile getiren Cingi, “2002 yılında yataklı tedavi kurumlarında 58 adet MR varken ciddi büyümeyle bu sayı 2017 yılında 884’e ulaştı” şeklinde konuştu.

“Özel sağlık sigortası primlerinde yüzde 35 artış

2019’da özel sağlık sigortası primlerinin yaklaşık yüzde 35 oranında artış olduğunu belirten Allianz Sigorta Sağlık Grup Başkanı Dr.Oktay Atay,”Sene başında yüzde 10 artışla sigortaladığınız kişi, sene sonunda yüzde 18’lik bir hasarla karşılaşılıyor. Burada geçen senenin de yükü taşınıyor. Yani geçmiş primiyle kişinin gelecek hasarlarının tazminatlarını karşılamak zorundasınız. Bu şu demek oluyor biz her sene poliçelerin bir evvelki senenin borç yükünü de üstümüzde taşıyoruz, bu yüzden de poliçe artışları böyle özellikle enflasyonist dönemlerde oldukça yüksek oluyor” dedi.

Tıbbi Tedarik Kongresi 12 Şubat’ta Başlıyor

Kongre konuları şöyle:

  • Tedarik Zinciri Yönetiminde Halkaların Güçlendirilmesi
  • Tedarik Zinciri Yönetiminde İşbirliği ve Sağlık Hizmetlerinde Birlikte Kullanım (Afiliasyon) Kültürü
  • Sağlık Hizmetlerinde Etkin Varlık Yönetimi (Finans ve Mali konular)
  • Tedarik Sektörü Sorunları ve Çözüm Önerileri (Konuları Sektör Gözüyle Değerlendirmek)
  • Sağlık Market (Uygulamanın sağlayacağı avantajlar, yenilikler, uyum ve uygulama sürecinin geliştirilmesi)
  • Tıbbi Tedarik Yönetiminde Lojistik İşbirlikleri
  • Şehir Hastanelerinde Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi
  • Geri Ödeme Yöntemleri ve Fiyatlandırma Politikaları
  • Tıbbi Tedarikte Yerli ve Milli Üretimin Geliştirilmesi (Teşvikler, Sanayi İşbirliği, Ar-Ge ve Girişim Ekositemi)
  • Tıbbi Cihazların İzlenebilirliği ve Politika Belirleme

Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, özel sağlık kuruluşları ve tıbbi tedarik sektörünün önemli sivil toplum kuruluşlarının destek ve katılımlarıyla gerçekleşen “Tıbbi Tedarik Kongresi” dördüncü kez, 12-14 Şubat 2019 tarihlerinde, Susesi Convention Center, Belek, Antalya’da düzenlenecek.

Kaliteli ve sürdürülebilir bir sağlık hizmeti için, kaynakların verimli kullanılması ve uluslararası standartlarda tedarik zinciri yönetiminin önem kazandığı bir süreçte geçtiğimiz üç yılda kongre kapsamında başarı ile gerçekleşen paneller, çalıştaylar, kurslar ve bildirilerle bu alandaki uygulama ve çözümlere bakışta ortak bir anlayış ve farkındalık oluştuğunu ortaya koydu.

Düzenlendiği ilk yıldan bu yana satınalma, lojistik, stok takibi, kayıt, denetim, finansman ve bilişim alanlarında eğitim ve bilgi paylaşımının yanı sıra; sağlık sektöründe yeni ürün, hizmet ve teknolojilerin sergilendiği Tıbbi Tedarik Kongresi, tedarikçilerle kullanıcıların bir araya geldiği önemli bir platform olmaya devam ediyor.

Organize Eden Kurumlar

Sağlık Endüstrisi Platformundan Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekler Federasyonu (TÜMDEF), Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS), Araştırmacı Tıp Teknolojileri Üreticileri Derneği (ARTED), Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) ile  Tıbbi Cihaz Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (MASSİAD), Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Tıbbi Malzeme İmalatçıları, İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (ORDER) ve Medikal Kümelenmeler Platformu işbirliğiyle Ekspoturk tarafından organize ediliyor.

Kronik Lenfositik Lösemi İlacı Ruhsat Aldı

AbbVie’nin kronik lenfositik lösemide kullanılan ilacı VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonu Türkiye’de ruhsat onayı aldı ve mevcut  monoterapi endikasyonu güncellendi. 

  • VENCLYXTO® (venetoklaks) ile rituksimab kombinasyonunun değerlendirildiği MURANO çalışmasının analizleri, relaps/refrakter kronik lenfositik lösemi hastaları için yeni bir seçenek olabileceğini ve potansiyel olarak kemoterapisiz bir tedavi sunabileceğini göstermiştir.
  • MURANO çalışmasında, 2 yıllık sabit süreli VENCLYXTO® ile rituksimab kombinasyon tedavisini tamamlayan hastaların %88’inde hastalık ilerlememiştir ve tedavi yanıtı korunmuştur. Ayrıca, minimal rezidüel hastalık (MRD) sonuçları progresyonsuz sağkalımla ilişkili bulunmuştur.1
  • Bu çalışma VENCLYXTO®’yu; KLL tedavisinde yalnızca oral yolla kullanılan, kemoterapi içermeyen, sabit tedavi süreli ilk rejim konumuna getirmiştir.
  • Ayrıca VENCLYXTO®’nundaha önceden alınan monoterapi endikasyonu güncellenmiş; bu güncellemeyle birlikte BCL-2 pozitifliğinin gösterilmesi gerekliliği de ortadan kaldırılmıştır.

AbbVie’nin relaps/refrakter kronik lenfositik lösemi hastalarının tedavisinde kullanılan ilacı VENCLYXTO® (venetoklaks) kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısı olan hastalarda yüksek risk özellikleri olan 17p delesyonu, TP53 mutasyonu pozitifliği, immunoglobulin variable bölge mutasyonu yokluğu, CD38 pozitifliği ve ZAP70 pozitifliği özelliklerinden herhangi birini taşıyan veya ilk seri tedaviye yanıtsız olan veya 6 ay içinde nüks gelişen olgularda ikinci basamak tedavide; ve burada belirtilen yüksek risk özelliklerini taşımayan olgularda ise iki seri kemoimmunterapi sonrasında yanıtsızlık veya nüks gelişmesi durumunda monoterapi veya rituksimab ile kombine kullanımda endikedir.2

En yaygın lösemi türlerinden biri olan KLL hastalarının ortalama tanı konma yaşı 70’tir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 3.500 kişi bu kanser türüne yakalanırken, dünyadaki oran 4.5/100.000 olarak kabul edilmektedir.3,4

VENCLYXTO® ile rituksimab kombinasyonunun değerlendirildiği MURANO çalışmasının analizleri, relaps/refrakter kronik lenfositik lösemi hastaları için yeni bir seçenek olabileceğini ve potansiyel olarak kemoterapisiz bir tedavi sunabileceğini göstermiştir. MURANO çalışmasında, 2 yıllık sabit süreli VENCLYXTO® (venetoklaks) ile rituksimab kombinasyon tedavisini tamamlayan hastaların %88’inde hastalık ilerlememiştir ve tedavi yanıtı korunmuştur. Ayrıca, minimal rezidüel hastalık (MRD) sonuçları progresyonsuz sağkalımla ilişkili bulunmuştur.1 VENCLYXTO® ile rituksimab kombinasyonu; KLL tedavisinde yalnızca oral yolla kullanılan, kemoterapi içermeyen, sabit tedavi süreli ilk rejimdir.

AbbVie Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahmut Gücük, “VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonunun onayı ve güncellenmiş monoterapi endikasyonu, ülkemizdeki KLL hastaları için önemli bir tedavi seçeneği olacaktır. VENCLYXTO® kemoimmünterapiye oranla daha etkili bir tedavi seçeneği sunarak, sabit tedavi süresini mümkün kılmaktadır. Tedavisini tamamlayan relaps/refrakter kronik lenfositik lösemi hastalarında progresyonsuz sağkalım sağlaması açısından da önemli bir adımdır” dedi. 

MURANO Çalışması hakkında

Uluslararası, çokmerkezli, açık etiketli, randomize Faz 3 MURANO çalışmasına  toplamda önceden en az bir tedavi almış 389 R/R KLL hastası katıldı. Çalışma VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonunun (N=194) etkinlik ve güvenliğiyle, bendamustin ve rituksimab kombinasyonunun (N=195) etkinlik ve güvenliğini değerlendirmek üzere tasarlandı. Çalışma döneminde hastaların medyan yaşı 65’ti (aralık: 22-85).5

Primer sonlanım noktası araştırmacının (INV) değerlendirdiği PFS’ydi.  VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonunda medyan PFS’ye ulaşılmadı. Buna karşılık bendamustin ile rituksimab kombinasyonunda bu süre 17.0 aydı (HR: 0.17; %95 CI: 0.11-0.25; P<0.0001). Medyan takip süresi 23.8 aydı (aralık: 0.0 ile 37.4).  Ek sonlanım noktaları arasında bağımsız veri inceleme  komitesinin (IRC) değerlendirdiği PFS, INV ve IRC‘nin değerlendirdiği genel yanıt oranı (tam yanıt + tamamlanmamış kemik iliği iyileşmesiyle tam yanıt + kısmi yanıt + nodüler kısmi yanıt olarak tanımlandı), genel sağkalım ve uMRD oranları yer alıyordu.5 

VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonunun güvenlik profili her iki ilacın tek başına bilinen güvenlik profilleriyle tutarlıdır. VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonunda her derecede en yaygın görülen advers reaksiyonlar (AR’ler; ≥ yüzde 20) nötropeni, diyare ve üst solunum yolu enfeksiyonu oldu. VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonunun kolunda hastaların yüzde 16’sı herhangi bir AR’ye bağlı olarak ilacı bıraktı, yüzde 15’inde doz düşürüldü ve yüzde 71’inde doza ara verildi. VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonu kolunda hastaların yüzde 43’ünde nötropeni nedeniyle VENCLYXTO® dozuna ara verilirken, yüzde 3’ünde tedaviye son verildi. VENCLYXTO®’nun (venetoklaks) rituksimab ile kombinasyonu kolunda veya VENCLYXTO monoterapisinde görülen en ciddi AR’ler (≥ yüzde 2)  pnömoni, febril nötropeni ve tümör lizis sendromuydu.5 

Referanslar

1 Kater Arnon P., et al. Fixed Duration of Venetoclax-Rituximab in Relapsed/Refractory Chronic Lymphocytic Leukemia Eradicates Minimal Residual Disease and Prolongs Survival: Post-Treatment Follow-Up of the MURANO Phase III Study.  Journal of Clinical Oncology; 2018.
2VENCLYXTO FİLM KAPLI TABLET Kısa Ürün Bilgisi.
3 Eichhorst B, et al. Chronic lymphocytic leukaemia ESMO Clinical Practice Guidelines for diagnosis, treatment and follow-up. Annals of Oncology; 2015;26;v78–v84. 
4 SEER Cancer Statistics Review 1975-2012.
5 Seymour JF, Kipps TJ, Eichhorst B, et al. Venetoclax-rituximab in relapsed or refractory chronic lymphocytic leukemia. N Engl J Med. 2018;378(12):1107-1120.

Türkiye’nin Sağlık Ekonomisi İspanya’da Konuşuldu

Sağlık ekonomisi alanında dünyanın önde gelen organizasyonlarından ISPOR (International Society for Pharmacoeconomics and Outcomes Research)’un bu seneki Avrupa bölge toplantısı, 10 Kasım 2018-14 Kasım 2018 Tarihleri arasında İspanya/Barselona’ da  gerçekleşti.

Johnson & Johnson Medikal Cihazlar Türkiye Pazar Erişim Ekibi; Ferda Bayşu, Görkey Turgut ve Mesut Kocaman’ın destekleri ile organizasyona bir panel oturumu ve 4 farklı araştırma posteri ile katkı sağladı.

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorlarından ve aynı zamanda Uluslararası Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Birliği (HTAi) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Rabia Kahveci ile beraber liderliğini üstlendikleri panelde; Tıbbi cihazların hastane ve ulusal düzeyde sağlık teknolojileri değerlendirme ve satınalma süreçlerinde değerinin belirlenmesinde yaşanan paradigma değişimi ve bu noktada hastalar, kamu ödeyicisi, politika belirleyiciler, hizmet sağlayıcılar, araştırmacılar ve üreticilerin beklentileri üzerine odaklanıldı.

Kimler Katıldı?

York Üniversitesinden Professor Dr Michael Drummond tarafından yönetilen ve medikal cihaz ve ilaç sektörü temsilcileri, kamu yöneticileri, akademisyenler, hekimler ve araştırmacıların yoğun ilgi gösterdiği panele Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Teknoloji Değerlendirme Birim başkanı ve şu an Ukrayna’da Management Science for Health kurumunda Kıdemli Teknik Danışman olarak görev yapan Doç Dr  Rabia Kahveci, Norveç Kamu Sağlığı Kurumu Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Direktörü Dr Oyvind Melien ve MedTech Avrupa Pazar Erişim ve Ekonomik Politikalar Direktörü Yves Verboven katıldı.

Paneldeki tartışma konuları ana hatlarıyla; medikal cihazların değerlendirilmesinde öne çıkan metodolojiler ve yenilikçi yaklaşımlar; farklı paydaşların beklentileri ve pratikte karşılaşılan bariyerler ve potansiyel çözüm önerileri oldu.

Atriyal Fibrilasyon Hastaları

Kongrede Johnson & Johnson Türkiye Medikal Cihazlar Pazar Erişim ekibi olarak sunulan 4 araştırma posterinden ikisinde, atriyal fibrilasyon hastalarının uzun dönemli kalp ritmi tedavisinde ve diz ve kalça artoplasti operasyonu geçiren hastalarda görülebilen ameliyat yeri enfeksiyonlarının önlenmesinde kullanılan teknolojilerin klinik ve ekonomik faydası ele alındı.

Satınalma Kriterleri

Diğer iki araştırma posterinde ise ekip, Doç. Dr. Rabia Kahveci ile birlikte,  sağlık teknolojisi değerlendirmesinde Türkiye’de medikal cihazların satınalma süreçlerinde dikkate alınan kriterleri analiz eden ve bunun kaliteyi içerecek şekilde transforme olması yönünde çözüm önerileri sunan bir çalışmayı ve Çok-Kriterli Karar Analizi (MCDA) metodunun uygulanabilirliğini sundu.

Hekimlerin Rapor Çilesi

Sağlık Bakanlığı, sağlık raporları konusunda uyarıda bulundu!
Mevzuatta tanımlı olmayan raporların talep edilmesi üzerine açıklama yapan Bakanlık, “Mevzuat harici istenen sağlık raporu çeşidinin 200’den fazla olduğu tespit edilmiştir. Bunlar arasında satranç oynayabilir, mendil kapmaca oynayabilir, okul gezisine katılabilir, belediye kurslarına katılabilir, temizlik personeli olabilir gibi çeşitli eğitim ve faaliyetlere katılma veya bazı görevleri yapma gibi durumlarda istenen raporlar sayılabilir. Vatandaşlarımız Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) yönlendirilip, aile hekimlerinden bu gibi raporları almaları istenmektedir” denildi.

Raporların nüshaları e-nabız sisteminde

Bu tür rapor taleplerinin aile hekimleri üzerinde de fazladan iş yükü oluşturduğuna dikkat çeken Bakanlık, açıklamasında, “Bu ek iş yükü, hastalara ayrılan zamandan çalarak hizmet kalitesini düşürebilmektedir. Sağlık Bakanlığı olarak buna benzer gereksiz bürokratik süreçleri ortadan kaldırmak, hem vatandaşımızı hem de aile hekimlerimizin yükünü hafifletmek amacıyla çalışmaktayız. Mevzuat haricinde rapor tanzimi yapılmaması için gerekli mevzuat düzenlemelerine başlanmıştır. Bu süreç neticesinde raporların nüshaları ihtiyaç halinde e-nabız üzerinden de temin edilebilecektir. Kısa sürede uygulamaya geçeceğimiz düzenlemelerle; rapor sayısı azaltılacak ve raporlar standart hale getirilecektir” denildi.

Durum Bildirir Raporlar

Sürücü ve sürücü adayları sağlık raporları, askerliğe elverişli sağlık raporu, spor lisansı, yivsiz av tüfeği alabilir raporu, akli meleke, kurum ve kuruluşlara sunulmak üzere verilen durum bildirir tek hekim sağlık raporları veriliyor.

Nice Mutlu Yıllar Dileriz

Dijital Sağlık Vizyonu & HIMSS’18 Eurasia

ABD ve Avrupa’dan Gelen HIMMS Yetkilileri Tarafından Yapılan Değerlendirme Sonucu Türkiye, 164 Hastane İle Avrupa’nın En Başarılı Ülkesi Oldu!
Almanya, İspanya ve İtalya’da Toplam 16 Adet 6. Seviye Hastane Bulunurken, Türkiye 163 Adet 6. Seviye ve 1 Adet 7. Seviye Hastane İle Avrupa Toplamının Önüne Geçti!

Türkiye’nin en büyük sağlık bilişim etkinliği HIMSS Türkiye (Healthcare Information and Management Systems Society – Sağlık Bilgi ve Yönetim Sistemleri Topluluğu), bu yıl ilk kez HIMSS Eurasia adı ile sağlık ve bilişim sektörünün yerel ve uluslararası oyuncularını İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte yerel ve 43 ülkeden uluslararası sağlık profesyonelleri ile bilişim dünyasından yaklaşık iki bin kişi bir araya geldi; Türkiye ve dünyanın dijital sağlık vizyonu değerlendirildi.

Prof. Dr. Sabahattin Aydın

HIMSS’18 Eurasia Sağlık Bilişimi Fuarı ve EMRAM (Elektronik Tıbbi Kayıt Uyum Modeli) Eğitim Konferansı T.C. Sağlık Bakanı Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, Malezya Sağlık Bakanı Dr. Dzulkefly Ahmad, KKTC Sağlık Bakanı Dr. Filiz Besim, HIMSS USA III. President & CEO’su Harold “Hal” Wolf ve Medipol Üniversitesi adına konuşan Rektör Prof. Dr. Sabahattin Aydın’ın katılımı ile İstanbul’da yapıldı.

Türkiye 164 Hastane ile Avrupa’nın En Başarılı Ülkesi

HIMSS’18 Eurasia kapsamında HIMSS 6 ve 7 Ödül Töreni düzenlendi. 2017 ve 2018 yıllarında dijitalleşmede gösterdikleri gelişmelerle HIMSS EMRAM derecelendirmelerinde 6 ve 7 seviyelerine ulaşan hastanelere ödülleri verildi. ABD ve Avrupa’dan gelen HIMSS yetkilileri tarafından yapılan değerlendirme sonucu Türkiye, 164 hastane ile Avrupa’nın en başarılı ülkesi oldu. Almanya, İspanya ve İtalya’da toplam 16 adet 6. Seviye hastane bulunurken, Türkiye 163 adet 6. Seviye ve 1 adet 7. Seviye hastane ile Avrupa toplamının önüne geçti.

HIMSS’18 Eurasia Panel Konu Başlıkları

Bilgi teknolojilerini kullanarak kalite ve klinik çıktıların geliştirilmesi, sağlıkta dönüşüm: klinik bakış açısıyla hastanelerden evde bakıma, (kronik hastalık yönetimi, evde sağlık hizmetleri), verinin yapılandırması: Bilgiden klinik ve mali bilgeliğe, hasta odağında sağlık hizmet sunumundan hastanın yönetiminde sağlık hizmet sunumuna, EMRAM seviye 7 alma sürecinde yol haritası ve başarı hikayeleri, siber güvenlik toplantıları – stratejik dataları güvende tutmak, sağlıkta nesnelerin interneti, sağlıkta yapay zekanın geniş çaplı kullanımına hazır mıyız?, elektronik sağlık kayıtlarına dayalı üst düzey klinik bilgi sistemleri, açık inovasyon: Sağlıkta start-up vakti 

Sağlıkta Nüfus Artışı Faktörü

Dr. Şuayip Birinci (sağda)

Teknolojinin gelişmesiyle oluşan bilgi birikimi ve güçlü teknolojik hizmet altyapılarının insana değer veren hizmet anlayışlarını geliştirdiğine belirten T.C. Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, nüfus artışının ihtiyaçların çeşitlenmesi ve logaritmik artışına işaret ederken aynı zamanda hızlı değişim dinamiklerini de harekete geçirdiğini vurguladı. Birinci, “İnsanoğlu çoğaldıkça ihtiyaçları artıyor, buna paralel olarak hızlı bir gelişim yaşanıyor. Sanayi devrimi başlarken dünya nüfusu sadece 1 milyar seviyelerindeydi. 200 yıl içerisinde dünya nüfusu çok hızlı bir artış ile 7 milyarın üzerine çıktı. Nüfus artışı, ihtiyaçların çeşitlenmesi ve logaritmik artışına işaret ederken aynı zamanda hızlı değişim dinamiklerini de harekete geçiriyor” dedi. 

E-Nabız’ı Yaklaşık 9 Milyon Kişi Kullanıyor

Türkiye’nin sağlık dönüşümünde temel araçlarından birinin sağlık bilişimi olduğuna dikkat çeken Birinci, şöyle konuştu:

“Uyguladığı sağlık politikalarıyla Dünya Sağlık Örgütü tarafından da örnek gösterilen Türkiye, en az maliyetle yüksek hasta memnuniyetini gerçekleştiren yegane ülkedir. Ülkemiz, son yıllarda sağlık bilişimine getirdiği yerli ve milli çözümlerle birçok uygulamayı sağlık sektörünün ve vatandaşlarının kullanımına sunmuştur. Tamamen yerli imkanlarla geliştirilen kişisel sağlık kaydı uygulaması e-nabız’ı bugün yaklaşık 9 milyon kişi kullanmaktadır. Dünyanın en güçlü merkezi teleradyoloji ağını ülkemizde doktorlarımızın hizmetine sunduk. Bunun yanı sıra karar destek sistemleri, mekansal iş zekası, kurumlar arası gelişmiş entegre uygulamalarla sağlık hizmetini doğrudan sağlık bilişimi ile yönetebilir hale geldik. Sağlık Bakanlığı olarak tüm hastanelerimizde dijital altyapının oluşturulması ve vatandaşlarımıza hak ettikleri hızlı ve kaliteli sağlık hizmeti teminini amaçlıyoruz. Bu bağlamda dijitalleşme süreçlerini en iyi şekilde yönetmek ve sonuçlandırmak, vatandaşlarımızın yaşam kalitesi ile doğru orantılıdır.”

Rakamlarla Sağlık Verileri

Sağlığın en önemli unsurunun nitelikli sağlık çalışanı olduğunu vurgulayan Birinci, şu bilgileri verdi:

“2002 yılında yaklaşık 45 bin olan uzman hekim sayımızı 2017 yılında 80 binin üzerine, yaklaşık 72 bin olan hemşire sayımızı yaklaşık 170 bin civarına taşıdık. 2002 yılında toplam sağlık personeli yaklaşık 370 bin iken 2017 yılında 920 bin civarında sağlık personeliyle ülkemizin tüm sağlık operasyonlarını kesintisiz gerçekleştirir hale geldik. Bundan 16 yıl önce 48 olan hastane yaş ortalamamızı 13’e düşürerek 1156 olan hastane sayımızı da 1518’e çıkarttık. Bugün acil hizmetler konusunda dünyanın gelişmiş ülkelerine bile örnek teşkil edebilecek organizasyonel kapasiteye sahibiz. Türkiye bugün yaklaşık 6 bin kara ambulansı, 17 ambulans helikopteri, 4 ambulans uçağı, 6 tane deniz ambulansı, 60 motosiklet ambulansı ve 91 yoğun bakım – obezite ambulansı ile acil hizmetlerini gerçekleştirmektedir.”

Sağlıkta Bilgi ve Teknoloji Kullanımı

HIMSS USA III. President & CEO’su Harold Wolf, şunları kaydetti:

“HIMSS’18 Eurasia’nın hükümetler arası ilişkileri güçlendirmek, sınırların ötesine geçmek ve Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanları içine alan 1 milyar insanı içinde barındıran, Türkiye’nin de dahil olduğu bu ülkeler grubunu bir arada görmek açısından eşsiz bir buluşma… Türkiye’de hastaneleri geliştirmek adına yapılmış büyük yatırımlar var. İnsanların hak ettiği en iyi sağlık hizmeti insanlara veriliyor. Sağlık sektöründe hiç olmadığımız kadar bilgi ve teknolojiyi kullanmaktayız. Kronik hastalıklar, yaşlanan nüfus, coğrafi imkansızlıklar, sağlık hizmetlerine erişememe ve sağlık çalışanlarının yaşadığı problemler gibi sorunlarla tüm ülkeler yüzleşmekteyiz. Bu bağlamda bilgi ve teknolojinin kullanımı bizi ileriye götürecektir.”

164 Hastane HIMSS Standartlarında

Türkiye’de 164 hastanenin HIMSS standartlarına ulaşmış olduğunu vurgulayan Wolf, şöyle devam etti:

“Bu, bizler için çok büyük bir gelişme. Bu gelişmenin sadece 4 yılda yapılması bizleri heyecanlandırmakta. Önümüzdeki yıl ilk 5 yıllık ilişkimizi tamamladığımız zaman sanıyorum çok daha fazla sayıya ulaşmış olacağız ve ilişkimizi çok daha sağlam hale getireceğiz. HIMSS bu bağlamda sağlık 2,0’ı da HIMSS ailesine eklemiş durumda. En iyi, yeni ve geniş kapsamlı vizyona ulaşmış ve en iyi sağlık hizmetini verme konusunda hedeflerini genişletmiş durumdadır.

Yatırım fırsatları ve sağlık alanında daha ileri gidebilmek için bugün burada sağladığımız ülkeler arası diyalogları devam ettirebileceğimizi umuyorum.”

HIMSS’in Asya’ya Açılması İçin Köprü Olabiliriz

Medipol Üniversitesi adına konuşan Rektör Prof. Dr. Sabahattin Aydın ise HIMSS’18 Eurasia’ya ev sahipliği yapmaktan dolayı memnuniyetini belirterek, “Son yıllarda hastanelerimizin dijitalleşmesi ve HIMSS derecelendirmelerinde önemli bir yol kat etmesi ile EMRAM Eğitim toplantılarının özellikle Avrupa ve Asya kapsamında burada yapılıyor olmasını hak ettiğimizi düşünüyorum.

Bu toplantının Avrasya olması sembolik bir anlam ifade ediyor. Türkiye medeniyetler açısından, ticaret açısından, politik ilişkiler açısından Avrupa ve Asya arasında her zaman köprü olmuş bir ülkedir. HIMSS’in Asya’ya yaygın bir şekilde açılması konusunda da çok rahat köprü olabiliriz. Türkiye bu anlamda da üzerine düşen görevi yapar diye düşünüyorum.”

“Malezya’da Kamu ve Özel Ortaklıklar Geliştiriyor

Toplantıya katılan Malezya Sağlık Bakanı Dr. Dzulkefly Ahmad, “Sağlık sektöründe holistik bakım iyi bir şekilde evrilerek önleyici bakıma geçmekte. Nesnelerin interneti, giyilebilir cihazlar, öğrenen makineler ve büyük veri gibi gelişmeler sağlık hizmetlerinin uygulanmasında çok daha etkin ve etkili. Tabi bu günümüzde hiç olmadığı kadar farklı zorluklar ve fırsatlarla yüzleşmemize de imkan veriyor. Örneğin yapay zeka kanser hücrelerini önceden görebiliyor. Biz de tedavide kullanma üzere demolar oluşturabiliyoruz” diye konuştu.

Malezya’daki sağlık dönüşümünde sağlık stratejilerini teknolojiyi kapsayacak şekilde ekonomik dönüşümle birlikte yürütmeyi amaçladıklarını söyleyen Ahmad, konuşmasına şöyle devam etti: “Malezya’da artan bir nüfus sağlık sektörüne yapılan harcamaları da artırmaktadır. E-sağlık hizmetlerini çoklu bir şekilde devreye sokma, sağlık teknolojileri alışverişini gerçekleştirmek için gerekli etkinlikleri ülkemizde düzenlemekteyiz. Bu şekilde sağlık platformumuza gerek kamu gerekse özel sektörün entegrasyonunu gerçekleştirmekteyiz. Bu bağlamda Malezya Sağlık Veri Bankasının açılması, sağlık bilgi alışverişi toplantılarının yapılması ve online sağlık hizmetlerinin açılması gibi hastane sistemlerini geliştirecek sistemlerimiz devreye sokuluyor. Bunlar sağlık kuruluşlarımıza yeni imkanlar sunmaktadır. Nesnelerin internetinden yapay zekaya,  genomlardan robotlara yenilikler takip edilmekte ve yapılabildiği kadar uygulanmakta; insan ve hasta odaklı verilerin depolanması ve kullanılması işlerimizi kolaylaştırmaktadır. Dijital sağlık bireysel sağlık yönetimini ulusal anlamda iyiye götürüyor. Bakanlık olarak yönetmeliklerde politikalar yayınlayarak dijitalleşmeye geçişi sağlamaya çalışıyoruz. Böylelikle sağlık ekosistemini geliştirmeyi hedefliyoruz. Sağlık Bakanlığı dijital liderliği eline almakta ve sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesini desteklemektedir. Hasta bakımının daha özel ve güvenli hale getirilmesi, sağlık sistemlerinin bireylere ve ailelere erişme anlamında gelişme göstermesi kamu ve özel stratejik ortaklıklarla geliştirilmekte.  Bu anlamda Sağlık Bakanlığı olarak gerekli kuruluşlarla iş birlikleri yapmaya çalışıyoruz.”

TÜSAP TOPLANTISI DA HIMMS BÜNYESİNDE YAPILDI 

TÜSAP Vizyon Toplantısı, Türkiye Sağlık Bilişimi Üssü Hedefine Giden Yolda Yol Haritası konusuyla, HIMSS’18 Eurasia etkinlikleri kapsamında yapıldı.

Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, Sağlık Bakanlığı yetkilileri, TÜSAP üyeleri, akademisyenler ve sağlık bilişim sektörünün katılımı ile gerçekleşti. Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi ve HIMSS Türkiye Direktörü Dr. İlker Köse’nin moderatörlüğünü yaptığı toplantıda, ana konuşmacı olarak Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Başkanı Cengiz Ultav yer aldı.

Yeni Verimlilikler Platformu

Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Başkanı Cengiz Ultav, Yeni Verimlilikler Platformundan şöyle bahsetti:

“Dizayn, data ve dijital ayaklarından oluşan akıllandırma, lojistiğin interneti, üretimin interneti ve servisin internetinden oluşan sürtünmesiz tedarik zinciri ve enerji verimliliği, ileri malzemeler ve paylaşım ekonomisinden oluşan sürdürülebilirlik olmak üzere üç sihirli üçgenden bahsediyoruz ve bu üçgenin arasındaki bütünselliğe vurgu yapıyoruz; akıllandırma, sürtünmesiz tedarik zinciri ve sürdürülebilirlik sistemlerinin planeter dişli sistemi gibi bir arada ve ahenkli bir şekilde çalışılması, dış taraftaki büyük kütleye yani 8 milyar insanın olduğu kütleye hareket, enerji ve mutluluk kazandırabiliyor.”

Teletıp Konusunda Yapılacaklar Çok Önemli

10 yıl gibi yakın bir dönemde sağlık endüstrisinde çok büyük, devrimsel değişikliklerin olacağını öngören Ultav şunları kaydetti:

“Bir e-hasta konusu bilhassa Z jenerasyonunda, e-dünyasından gelen, kendini her yere ışınlayabilen, derinleştikçe Singapur’da, Amerika’da bir kopyası olan, oradaki insanlarla konuşan bir topluluğun ne kadar tıp ile iç içe olup, ne kadar yönetilmesi gereken hastalar olduğuna ilişkin okuduğum bir makalede steteskopla dokunduğunuz analog dünyayı yeni dijital dünya ile buradaki insancıl unsurların tamamını koruyarak bir araya getirmenin yolu tarif ediliyordu. Teletıp konusunda, evde, mobil ya da uzaktan yapılacaklar çok önemli. Tıpta robotiks diğer hiçbir alanda olmadığı kadar geniş bir spektrum üzerinden kandaki nanorobotlardan cerrahın yanındaki yardımcı robotlara kadar çok büyük bir ölçekte farklılık yaratabilecek unsurları içinde barındırıyor. Genomla ilgili olarak kişiselleştirme ile olan bağlantısı konusu çok önemli. Kişiselleştirilmiş, tek tek üretilebilen ileri malzemeler ve 3D ortamının tıpta ne denli önemli olduğu, büyük veri, yapay zeka, AR/VR konuları, biyoteknoloji çok çok önemli.” 

HIMSS Hakkında:

HIMMS (Healthcare Information and Management Systems Society), 1961 yılına dayanan bir geçmişe sahip olan, ABD’de kurulmuş, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. Vizyonu, teknoloji ve bilginin daha iyi kullanımını sağlayarak hasta güvenliğini sağlamak ve sağlık bakım kalitesini iyileştirmektir. Bu amaçla farklı değerlendirme modelleri ile ölçüm yapar ve kurumlara kendilerini ulusal ve uluslararası alandaki kurumlarla karşılaştırma imkanı sunar.

HIMMS; sağlık hizmet sunumunda elektronik ve analitik sistemlerin kullanım seviyelerini ölçen standartlar belirler.

Sağlık hizmet sunucularının, HIMSS standartlarına göre ne seviyede olduklarını ölçümler ve bu sonuçları tüm sağlık sektörü ile paylaşır. Bölgesel ve küresel çapta sağlık bilişim kongreleri ve zirveleri düzenler. Sektörün paydaşlarını bir araya getirir. T.C. Sağlık Bakanlığı ile HIMSS Avrupa arasında imzalanan 15 Kasım 2013 tarihli protokole göre, Sağlık Bakanlığı’na bağlı tüm kamu hastanelerinin EMRAM modeline göre değerlendirme sürecinin 2018 yılı sonunda tamamlanmış olması planlanmaktadır.

Ekonomik Kriz ile Baş Etme Yöntemi: Yurt dışı Hastane Projeleri

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizden daha az etkilenmenin stratejik çözümlerinden biri de yurt dışı projelere ağırlık vermekten geçiyor.

ACENDIS Kurucusu Hasan Şahin

Bu konuda sağlık sektöründe rol model olarak kabul edilecek markalardan biri ACENDIS… Ağırlıklı olarak Almanya ve Türkiye ofislerinden yönetilen ACENDIS dünyanın birçok farklı ülkesinde şube açmış veya ortaklık kurmuş vaziyette. Dünyadaki sektörel dinamikleri, medikal trendleri, yatırım olanaklarını, yeni fırsatları, gelecek vaat eden konjonktürleri her ülkede kaynağından takip ediyor.

Türkiye’de özel hastanelerin hızla büyümesinde, zincir haline gelmesinde kayda değer çaba gösteren ACENDIS, yıllar içinde geliştirdiği sektörel öngörü ve kurumsal perspektifi sayesinde Türkiye’deki ekonomik dalgalanmadan daha az etkilenen medikal aktörler arasında olmasıyla dikkat çekiyor. Bu dosyada ACENDIS’in yurtdışı hastane projelerine, çözüm ortaklarına ve son dönemde yoğunlaştığı Çin ilişkilerine yer veriyoruz.

TÜRKİYE’DEN ÇİN’E HASTANE PROJELERİNİN MİMARI

Avrupa ülkeleri yanı sıra Orta ve Uzak Doğu ile Kuzey Afrika’da özellikle anahtar teslim hastane projeleri yapan ACENDIS Türkiye ve Almanya yanı sıra Malta, Libya, Ürdün, Gana, Makedonya, İran, Suudi Arabistan, Çin’de hastane projelerine hız kesmeden devam ediyor.

1995 yılında Almanya’nın Hannover kentinde proje şirketi olarak kurulan ACENDIS, bugün 15’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyor ve 250’den fazla projeye imza attı.

Hizmet süreçleri: hastane projelerinin değerlendirilmesi, mimarı tasarım / medikal planlama, BOQ hazırlığı, ekipman belirleme, ihalelerin değerlendirilmesi, teknik değerlendirme, tedarik, tesis çizelgesinin hazırlanması, teslimat, kurulum, çalıştırma ve kabul testleri, eğitim ve teslimatından oluşuyor. 

ÇİN

ACENDIS (China) 2017 yılında Guangzhou’da kuruldu. ACENDIS (China), hastane, klinik, ameliyathane, sağlık merkezi veya laboratuvar gibi tüm sağlık tesislerinin inşaat, yenileme ve genişletilmesi gibi geniş çaplı projelerde yer almakta ve müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda fizibilite çalışması, mimari tasarım, tıbbi planlama ve satın alma ve hastane operasyon ve yönetimi ve finansal çözüm sunma alanlarında müşterisine özel hizmetler sunmaktadır.

2018, ACENDIS (China)’nın önemli gelişmeler kaydettiği bir yıl olma özelliğini taşıyor. Edinburgh Üniversitesi ile bağlantılı olan ve sağlık alanında hizmet veren Edinburgh International Investment ve ACENDIS (China) stratejik olarak iş birliği yaptılar.

Bu iki firma tüm hizmetleri sağlık yatırımcılarına bir paket olarak sunuyor ve hastane proje çalışmalarının başlangıcından hastane operasyonu ve yönetilmesine kadar projelerin gerçekleştirmelerine destek veriyor.

Mazu Uluslararası Sağlık Şehri

ACENDIS (China), Mazu Uluslararası Sağlık Şehrinin iş birliği ortağı olarak da hizmet veriyor. Putian şehrinde bulunan Mazu Uluslararası Sağlık Şehrinin gelişimini ve sağlık sektöründeki etkisini güçlendirmek için kendine özgü kaynakları ve politikaları bulunuyor. Bu projenin inşasının, Çin’in büyük sağlık sektörünün yenilikçi gelişimini daha da ileriye taşımak için çok önemli bir katkı sağlayacağı öngörülüyor. Dünyanın yüksek kaliteli ve gelişmiş tıbbi ve sağlık kaynaklarını entegre ederek medikal turizm olarak adlandırılan yeni bir sağlık platformu modülü oluşturuyor. Aynı zamanda tüm sağlık sektörü zincirini entegre etmek için kapsamlı bir inovasyon platformu yaratıyor. Mazu Uluslararası Sağlık Şehri kavramı uluslararası alanda öncü bir rol oynuyor.

Bu süper medikal şehrin yıl sonuna kadar faaliyete geçmesi bekleniyor. ACENDIS (China) Putian Hükümeti ile sözleşme koşullarını yerine getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu aynı zamanda ACENDIS (China)’nın gelişim tarihi için de bir dönüm noktası olacak.

Çin’deki Sağlık Reformları

Çin’de sağlık alanındaki en son reformlar sağlık sektörüne yapılan özel yatırım üzerindeki kısıtlamaları aşamalı olarak ortadan kaldırmaya başladı. Bu sayede doktorlar artık özel hastane dahil olmak üzere birçok kurumda çalışabiliyor, bu durumun en iyi tarafı doktorların daha mobil olmaları ve daha fazla doktora çalışma imkanı verilebilecek olmasıdır.

Bütün bu reformlar yürürlüğe girdiğinde, özel hastanelerin rolü genişleyecektir. Özel sektörde hizmet verenler kamu hastaneleriyle sağlıklı bir rekabet ortamı yaratarak ve karşılanmamış ihtiyaçları ele alarak Çin’de önemli bir rol oynayacaklar.

ACENDIS (Germany) iş fırsatlarının farkında olarak ve anahtar teslim hastane projelerinde çözüm ortağı olarak Çin’de yeterli tecrübeye sahip olmayan özel yatırımcıların veya şirketlerin taleplerini karşılayabilmektedir. 

Çin’in Sağlık Göstergeleri Nasıl?

McKinsey & Co.’nun yeni raporuna göre 2011 yılı itibariyle 357 Milyar dolar olan Çin’deki sağlık hizmeti giderlerinin, Çin’in %12 civarında olan yıllık bileşik büyüme oranında büyümesi durumunda 2020’de 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Ayrıca Çin hükümeti bölgesel sağlık hizmetlerinin alt yapısını iyileştirmek için önemli adımlar atmaya karar verdi. Çin hükümeti, Sağlık Endüstri Zirvesinin raporuna göre 15 yılda sağlıklı bir Çin inşa etmeyi vaat eden “Healthy China 2030’’ ismini taşıyan bir plan geliştirdi. 2030 yılında sağlık hizmetleri sektörünün 2,3 trilyona ulaşması bekleniyor. İlaçlardan tıbbi ürünlere ve tüketici sağlığına kadar, Çin sağlık endüstrisindeki en cazip pazarlardan biridir ve gelişmekte olan tüm pazarların en hızlı büyüyenidir. 

LİBYA & MALTA

Malta’nın Burmarrad şehrinde faaliyet gösteren St. James Hospital ACENDIS’in hastane projeleri arasında yer alıyor.

ACENDIS’in, aynı zamanda Libya’daki anahtar teslim hastane projeleri arasında da yer alan Saint James Hospital, medikal cihaz planlamasında ve süren tedariklerinde iş ortağı olarak ACENDIS’i tercih ediyor.

ACENDIS, Libya’da hizmet veren Safwa Hastanesinin medikal planlaması ve tıbbi cihaz tedarikinde profesyonel destek sunuyor; Libya’nın başkenti ve en fazla nüfusunu barındıran Tripolis şehrinde hizmet veren Safwa Hastanesi, 6.000 m2 lik bir alana kurulu 120 yataklı hastane 5 katlı ve 6 ameliyathane ve 3 yoğun bakım istasyonuna sahip.

ÜRDÜN

Ürdün’ün Başkenti Amman’da 2017’de açılan Al Kindi Hospital’in son teknoloji ürünü medikal cihazları ACENDIS tarafından tedarik edildi.

130 hasta yatağı, 5 adet yoğun bakım istasyonu ve 9 adet ameliyathaneye sahip proje 75 Milyon Euro değerinde.

130 hasta yatağı, 5 adet yoğun bakım istasyonu ve 9 adet ameliyathanesi olan Al Kindi Hospital 75 Milyon Euro değerinde proje hacmine sahip ve tüm sağlık branşlarında hizmet veriyor.  Hastane özellikle laparaskopik cerrahi ameliyatları, radyoloji ve labarotuvar alanlarındaki uzmanlığıyla ön plana çıkmaktadır.

GANA

Gana’da iki hastaneyi, Accra’da faaliyet gösteren Acacia Medical Center ve Kumasi’deki Absury Hospital‘in tıbbi ekipmanları ACENDIS tarafından tedarik edildi. Batı Arika’daki en modern hastanelerden biri olarak faaliyet gösteren Asbury Hastanesi & Tüp Bebek Merkezini hizmete sunan ACENDIS; finansal danışmanlık, tıbbi cihazların satın alınması, teslimi ve kurulumu yanısıra hastane personelinin eğitimini de sağladı. Gana’nın en kabalık ikinici kenti olan Kumasi’de hizmete sunduğu hastane projesi Asbury Hastanesi & Tüp Bebek Merkezi tam teşekküllü özel bir hastanedir. 2 ameliyathane, 35 hasta yatağı, 6 yoğun bakım yatağı ve 3 yeni doğan yoğun bakım ünitesi ile Batı Arika’daki en modern hastanelerden biri olarak faaliyet göstermektedir. Hastanede radyoloji, laboratuvar, neonatoloji, jinekoloji, kardiyoloji ve sterilizasyon alanlarında kapsamlı hizmetler sunulmaktadır.

İRAN

Tahran’da Erfane Niyayesh Hospital projesini alan ACENDIS hastanenin tüm tıbbi ekipmanlarını tedarik etti. Sağlık bakanlı tarafından Mükemmellik Ödülüne layık görülen Erfane Niyayesh Hospital, uluslararası seviyede sunduğu medikal hizmetler ve yeni tıbbi teknolojilerin kullanımında öncü hastane olarak konumlanıyor.

MAKEDONYA

Üsküp’te hizmete sunulan Filip Vtori Special Hospital’in medikal planlaması ACENDIS tarafından gerçekleştirildi. Hastanenin medikal planlaması yapılırken en yeni teknolojik tıbbi cihazlar kullanıldı. ACENDIS’i başlangıçtan beri medikal ortak olarak kabul eden Filip Vtori Hastanesi CEO’su ve Akademisyen Dr. Zan Mitrev, “İhtiyaç duyulan her tür destek için her zaman ulaşılabilir olan bir ortağımız olduğu için çok mutluyuz. Medikal personel, ekipmanların doğru idaresi, temizlenmesi ve kullanımı konusunda eğitim aldılar ki bu bazen çok temel bir unsur” diye konuştu.

SUUDI ARABİSTAN

Sağlık alanında Ortadoğu’nun en güçlü pazarlarından olan Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren ACENDIS, çözüm ortağı olarak ülkenin önde gelen kuruluşlarından İdeal İdea ile birlikte hareket ediyor. Hastanelerin anesteziyoloji, yoğun bakım ve kardiyoloji alanlarının medikal cihaz ihtiyacını tedarik eden iDeal iDea aynı zamanda anahtar teslim projeler ve sağlık tesislerinin iç dizaynına da odaklanıyor. iDeal iDea for Medical Equipment Technology Kurucusu Hatim Najjar’a göre, özellikle Suudi 2030 vizyonu, Ulusal Dönüşüm Programı 2020 ve ülkenin istikrarlı yapısı Suudi Arabistan’ı fırsatlar ülkesi haline getiriyor.

TÜRKİYE

Türkiye’de özel hastane sektörünün büyümesine katkı sunan ACENDIS, MedicalPark, Acıbadem, Memorial, Medicana, Liv Hospital gibi zincir hastanelerin proje yapım ve tıbbi ekipman tedarikçisi pozisyonunda.

Örnek olarak ifade etmek gerekirse; Türkiye’nin en kurumsal hastane zinciri olan Acıbadem Sağlık Grubu, Altunizade ve Taksim Hastaneleri projelerinin finansmanından medikal cihaz planlamasına kadar olan tüm kritik süreçlerinde ACENDIS’in çözümlerini tercih etti. Acıbadem Taksim Hastanesinin, proje finansman danışmanlığı, satın alma, medikal cihaz ve ürünlerin lojistiği, kurulumu ve personel eğitimlerinin verilmesi ACENDIS’in uzman kadrosu tarafından gerçekleştirildi.

9. Uluslararası Sağlık ve Hastane Yönetimi Kongresi

9. Uluslararası Sağlık ve Hastane Yönetimi Kongresi 19-22 Aralık 2018 tarihlerinde Antalya Belek Limak Atlantis Resorts Hotel’de Sağlık Akademisyenleri Derneği (SAD) katkılarıyla düzenlenecek…Kongrenin teması “Sağlık Finansmanında Çağdaş Yaklaşımlar ve Yenilikler” olarak belirlendi. Detaylar için: http://www.hsyk-antalya.org/