Arnavutluk Beyin Göçü Yaşıyor

rudin domi

Dr. Rudin Domi: “Genç doktorlar Arnavutluk’ta tıp fakültesini veya asistanlıklarını bitirdikten sonra çalışmak için Almanya ve İngiltere başta olmak üzere yurtdışına gidiyorlar. Bu çok büyük bir sorun”

16. Dünya Yoğun Bakım Kongresi, Türk Yoğun Bakım Uzmanları Derneği (TÜYUD) tarafından 26 – 30 Ağustos 2023 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Kongreye Arnavutluk’tan katılan Dr. Rudin Domi, kongreyi ve yuvarlak masa toplantısını değerlendirerek şunları kaydetti:

“Arnavutluk’ta diğer ülkelerden farklı olarak anestezi ve yoğun bakım ünitesi aynı diploma altında bulunuyor, yoğun bakım ünitesine ilişkin spesifik bir program bulunmuyor, anestezi bölümünün içinde yer alıyor. Arnavutluk’taki yoğun bakım ünitesi anestezi uzmanları tarafından yürütülüyor. Birkaç farklı yoğun bakım ünitesi bulunuyor; koroner ve cerrahi yoğun bakım ünitesi, inme ünitesi, pediatrik yoğun bakım ünitesi… Kongre bünyesinde düzenlenen yuvarlak masa toplantısında Arnavutluk Yoğun Bakım Tıp Derneği’nin (Albanian Society of Intensive Care Medicine) başvurusunun olumlu değerlendirilerek Dünya Yoğun Bakım Federasyonu’un bir üyesi olarak kabul edildiğini İstanbul’da Kongre ortamında öğrendim, bu Arnavutluk Yoğun Bakım Tıp Derneği için çok iyi bir haber.

Beyin Göçü Yaşıyoruz

Arnavutluk’taki doktorların en büyük eksiği spesifik prosedürlere ilişkin eğitim kurslarıdır. Arnavutluk’taki ikinci bir sorun ise beyin göçüdür. Genç doktorlar Arnavutluk’ta tıp fakültesini veya asistanlıklarını bitirdikten sonra çalışmak için Almanya ve İngiltere başta olmak üzere yurtdışına gidiyorlar. Bu çok büyük bir sorun çünkü medikal donanım ve ekipmana sahip olabiliriz ancak bu cihazları idare edecek insan kaynağı yoksa hiçbir şeyiniz yok demektir. Bu nedenle Arnavutluk’ta insan kaynağı eksiği bulunmaktadır.

“Covid-19 döneminde yapılan iş birliğinin tıp dünyasında gerçekleşen en iyi şeylerden biri olduğunu düşünüyorum. Pandemiden sonra yoğun bakım ünitesinin tüm uzmanlara ve uzmanlık alanlarına açık olması gerektiğini fark ettik. Yoğun bakımın geleceğini multidisiplinerliği benimseyerek görev yapan ekiplerin çalışma alanı olarak görüyorum”

Yoğun Bakımın Geleceği

Covid-19 sürecinde ve sonrasında hastalar çok kötü koşullarda pulmoner fibrozisi atlatarak sağ kaldı ve akabinde daha fazla oksijene ihtiyaç duydular. Bu nedenle farklı uzmanlık alanlarının iş birliği yapması gerekti. Örneğin benim çalıştığım kurumda Covid-19 sürecinde dermatologlar dahil tüm uzmanlık alanları yoğun bakım ünitesinde nöbet tuttu. Covid-19 döneminde yapılan iş birliğinin tıp dünyasında gerçekleşen en iyi şeylerden biri olduğunu düşünüyorum. Pandemiden sonra yoğun bakım ünitesinin tüm uzmanlara ve uzmanlık alanlarına açık olması gerektiğini fark ettik. Yoğun bakımın geleceğini multidisiplinerliği benimseyerek görev yapan ekiplerin çalışma alanı olarak görüyorum.”

5 Yıl İçerisinde Teletıbbı Kullanabileceğiz

saidu yakubu

Dr. Saidu Yakubu: “Nijerya’da teletıp ile ilgili çalışmalar var ancak henüz başlangıç aşamasında. İhtiyaç duyduğumuz eğitim verildiği takdirde doktorlar uzakta da olsa hastalara bakabilecekler. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde teletıpı kullanabileceğimizi tahmin ediyorum”

16. Dünya Yoğun Bakım Kongresi, Türk Yoğun Bakım Uzmanları Derneği (TÜYUD) tarafından 26 – 30 Ağustos 2023 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Kongreye Nijerya’dan katılan Dr. Saidu Yakubu, yuvarlak masa toplantısını değerlendirerek şunları kaydetti:

“Nijerya’da Covid-19, halkın yoğun bakım ünitesinin önemini anlamasını sağladı. Eskiden yoğun bakım ünitelerimiz vardı ama kullanım en üst düzeyde değildi,pandemiden sonra durumu çok kötü olan hastalar geldi ve yogun bakım ünitesinin önemi anlaşıldı. Ama doktorların daha fazla eğitime ihtiyaçları var çünkü Nijerya’da yoğun bakım unitesinde çalışan doktorlar genellikle anestezi uzmanlarıdır. Bu nedenle yoğun bakım egitiminin yoğunlaştırılması gerekli.

Yoğun Bakım Yan Dalı Kurulacak

Yoğun bakım eğitim genel olarak anestezi üzerinedir Batı Afrika Cerrahi Koleji şu anda müfredatını gözden geçiriyor, ayrıca yoğun bakım ünitesi icin yan dal oluşturmak istiyor. Bu şekilde doktorlar yoğun bakım ünitesi alanıyla daha fazla ilgilenecekler ve bu alanda uzmanlaşmak isteyecekler. Ekipman olarak Covid-19’dan sonra daha iyiye gittik. Ventilatörlerimiz vardı ama pandemiden sonra devlet daha fazla monitorve ventilatör sağladı.

Temel ihtriyacımız şu anda eğitim! Yoğun bakım ünitesindeki doktorlar, fizyoterapistler, eczacılar, herkesin eğitime ihtiyacı var. İkinci olarak daha fazla ekipmana ihtiyacımız var. Daha fazla ventilatör ve monitör gerekli.

Nijerya’da yoğun bakım ünitesinde genellikle 45 yatak bulunuyor ancak kurumdan kuruma değişiyor. Benim çalıştığım hastanede yogun bakım ünitesinde 5 yatak var, hastanede toplamda ise 800 yatak var.

Teletıp ile İlgili Çalışmalar Var

Nijerya’da teletıp ile ilgili çalışmalar var ancak henüz başlangıç aşamasında. İhtiyaç duyduğumuz eğitim verildiği takdirde doktorlar uzakta da olsa hastalara bakabilecekler. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde teletıpı kullanabileceğimizi tahmin ediyorum.

Yoğun Bakımın Geleceği

Covid, insanlara farkındalık sağladı. Politikacılar dahil artık herkes yoğun bakım unitesinin önemini kavradı. Pandemi bunu çok kısa sürede yaptı. İnanıyorum ki bu uzmanlık alanı gelişmeye devam edecek. Eger politikacılar da eğitime önem vermeye ve gerekli ekipmanı sağlamaya devam ederlerse çok daha fazla gelişme olacağını düşünüyorum.”

Sayı: 28

kapak 28

Kadın Liderler Cumhuriyetin 100.Yılını Kutluyor

Cumhuriyet değerlerini taşıyan Johnson & Johnson MedTech Türkiye’nin kadın liderleri ile Cumhuriyetin 100. yılı dolayısıyla hazırladığımız röportajlarda; kariyer yolculuklarını, hedeflerini, çalışma hayatında cinsiyet rollerini ve gelecek kuşak kız çocuklarına mesajlarını konuştuk.

Türkiye Yönetim Ekibimizin %60’ını Kadın Liderler Oluşturuyor

ceylan yokus

Johnson & Johnson MedTech Türkiye Genel Müdürü Ceylan Yokuş:

“Türkiye yönetim ekibimizin %60’ını kadın liderler oluşturuyor. Organizasyonumuzda başarılı kadın liderler geliştirmek için ilgili tüm programları destekliyor, onları kariyer yolculuklarında geliştirmeyi önemsiyoruz ve Cumhuriyet’in bizlere verdiği tüm ayrıcalıkları birlikte yaşamaktan ve yaşatmaktan büyük gurur duyuyoruz”

“Boğaziçi Üniversitesi Kimya bölümü mezunuyum; devamında İspanya’da Uluslararası Pazarlama alanında yüksek lisansımı tamamladıktan sonra 2006 yılında Johnson & Johnson Medtech’te satış temsilcisi olarak kariyerime başladım. Geçtiğimiz 18 yıl içerisinde Johnson & Johnson bünyesinde satış, pazarlama, iş birim liderliği, iş geliştirme, Ar-Ge alanında farklı tecrübeler edindim ve bu yolculukta sırasıyla Türkiye, Amerika, İngiltere ve Almanya organizasyonlarında çalıştım. 2023 Mayıs ayında, Johnson & Johnson Medtech Türkiye’ye – yuvama – dönerek Genel Müdürlük görevini üstlendim.

jnj medtech horizontal rgb

Profesyonel hayatın içerisinde yer alan bir kadın lider olarak hem kendimin hem de tüm kadın çalışma arkadaşlarımın ve meslektaşlarımın verdiği mücadeleyle, üretme çabasıyla ve ortaya koyduğu katkıyla gurur duyuyorum. Neticede, çoğu zaman özel hayat- iş hayatı dengesini kurmak çok kolay olmasa da belirli dönemlerde doğru önceliklendirmeleri yaparak biz kadınların üretmeye devam etmesi toplumumuzun kalkınması açısında da kritik önem taşıyor. Bunu zaten Ulu Önder Atatürk ‘Kadınları geride bırakan toplum, geride kalmaya mahkumdur.’ sözleriyle çok güzel özetlemiştir.

Johnson & Johnson Medikal Cihazlar Türkiye organizasyonu olarak kadın çalışanlarımızın katkısını çok önemsiyor, kadın gücünün katma değerini her alanda hissediyoruz. Türkiye yönetim ekibimizin %60’ını kadın liderler oluşturuyor. Organizasyonumuzda başarılı kadın liderler geliştirmek için ilgili tüm programları destekliyor, onları kariyer yolculuklarında geliştirmeyi önemsiyoruz ve Cumhuriyet’in bizlere verdiği tüm ayrıcalıkları birlikte yaşamaktan ve yaşatmaktan büyük gurur duyuyoruz.

Son olarak, gelecek kuşak kız çocuklarımıza mesajım şöyle:

Gerek çalışma hayatında gerek toplumumuzda güçlerinin farkında olmalarını; keyif aldıkları ve güçlü oldukları yönleri, fırsatları belirleyip bu alanlarda en iyisi olmalarını; üretmeye devam ederken Ulu Önder Atatürk’ün temelini attığı Türkiye Cumhuriyeti’ne ve değerlerine sımsıkı sarılarak, çağdaş Türkiye’ye ‘Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır’ bilinciyle hizmet etmelerini temenni ediyorum.”

Hedeflerinizden Asla Vazgeçmeyin!

Johnson & Johnson MedTech Türkiye, Kamu İlişkileri, Politikaları, İhaleler Direktörü Ferda Bayşu:

“Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi, kadınların yaşamın tüm alanlarına aktif bir şekilde katılımı ile mümkündür. Sağlık sektöründe de kadınlarımız, her alanda çok ciddi katma değerler sunarak, şirketlerde verimliliği artırıyorlar ve çalıştıkları poziyonlarda fark yaratıyorlar. Gelecek kuşak kız çocuklarına mesajım şöyledir: Hedeflerinizden asla vazgeçmeyin!”

ferda baysu

“Johnson & Johnson MedTech Türkiye’de Kamu İlişkileri, Politikaları ve İhaleler Direktörü olarak 11 yıldır, sağlık sektöründe 25 yıllık tecrübe ile görev yapıyorum. Biyoloji lisans eğitimim üzerine, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde Biyoteknoloji master programını tamamladım. Mevcut rolüm öncesinde GE Healthcare, Boston Scientific Medikal Cihazlar organizasyonlarında farklı sorumluluk alanlarım oldu. İçinden geçtiğimiz zor dönemde de, Atatürk ilkelerini takip eden bir Türk Kadın yönetici olarak sektör önceliklerine fayda sağlamaya, hastalarımızın iyileşmesine vesile olmaya, sağlık politikalarının düzenlenmesinde ve uygulanmasında pozitif katkı sunmaya devam ediyor, bununla gurur duyuyorum. Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi, kadınların yaşamın tüm alanlarına aktif bir şekilde katılımı ile mümkündür. Sağlık sektöründe de kadınlarımız, her alanda çok ciddi katma değerler sunarak, şirketlerde verimliliği artırıyorlar ve çalıştıkları poziyonlarda fark yaratıyorlar. Gelecek kuşak kız çocuklarına mesajım şöyledir: Hedeflerinizden asla vazgeçmeyin!

İşini severek ve gayret göstererek yapan herkes çok başarılı olur ve kariyer yolculuğundaki tüm hedeflerine ulaşır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün paylaşımı gibi ‘Türk kadını dünyanın en münevver, en faziletli ve en ağır kadını olmalıdır.’ Umuyorum Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılı kadın ve kız çocukları için fırsat eşitliğini de beraberinde getirir, ben bu anlamında daha adil bir düzen için var gücümle çalışmaya devam edeceğim!”

Kadınlar İş Hayatında Desteklenmeli

basak emcan

Johnson & Johnson MedTech Türkiye & Güney Afrika Finans Direktörü Başak Emcan:

“Kamusal ve özel kurumlar, çocuklarının bakımını en iyi şekilde yapabilmeleri ve erken yaşta eğitim olanağından faydalanabilmeleri için kadın çalışanlarına ihtiyaç duydukları tüm imkanları sunabilmelidir. Kadınların, onları erkeklerden farklı kılan özelliklerinden vazgeçmeden, bunları gururla taşıyarak çalıştıkları organizasyonlarda fark yaratmaları en büyük dileğimdir”

“Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümünden mezun olur olmaz uluslararası bir denetim şirketinde çalışma hayatına atıldım. Yaklaşık 25 yıldır da sağlık sektöründe, GE Healthcare, Abbott, Teva İlaç ve son 4 yıldır da Johnson and Johnson’da tamamı finans alanında olmak üzere çeşitli kademelerde sorumluluklar üstlendim.  Bu yıllar boyunca, kadının iş hayatındaki konumunun ve öneminin giderek artmasını gururla izledim ve bizim Yönetim Kurulumuzun yarısından fazlasının kadın yöneticilerden oluştuğunu da mutlulukla paylaşmak isterim. Ancak, bu yolculukta kadınların özel hayat ve iş dengelerini kurabilmek için ortaya koyduğu mücadeleyi de görmezden gelemeyiz. Kamusal ve özel kurumlar, çocuklarının bakımını en iyi şekilde yapabilmeleri ve erken yaşta eğitim olanağından faydalanabilmeleri için kadın çalışanlarına ihtiyaç duydukları tüm imkanları sunabilmelidir. Kadınların, onları erkeklerden farklı kılan özelliklerinden vazgeçmeden, bunları gururla taşıyarak çalıştıkları organizasyonlarda fark yaratmaları en büyük dileğim. Umuyorum 100. Yılını heyecanla kutladığımız Cumhuriyetimizin 2. Yüzyılında kızlarımız, erkeklerle fırsat eşitliğine sahip bir Türkiye’de bilim, spor, sanat ve iş hayatında hak ettikleri başarılara ulaşıp, bu ülkeyi ve dünyayı güzelleştirmeye devam ederler.”

Çalışma Hayatımızın En Değerli Kaynağı İnsan

esin yoruk1

Johnson & Johnson MedTech Türkiye İnsan Kaynakları Lideri Esin Yörük:

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlarken ülkemizdeki tüm kadınların hayatın her alanında elde ettiği başarıları büyük bir takdir ve heyecan ile takip ediyorum. Görevim gereği yetenekleri geliştirmek için ve de kendim için daha iyisine ulaşmak amacıyla sürekli gelişim odağıyla çalışıyorum”

“İnsan kaynakları profesyoneli olarak 15 yıllık kariyerimde tüm sektörlerin en önemli kaynağının insan olduğunu, görev yaptığım tüm sektörlerde her seferinde yeniden deneyimleme fırsatım oldu. Ülkemizin iş gücü kaynağı, her yaştan ve çeşitli meslek gruplarından milyonlarca insanı kucaklayan büyük bir potansiyele sahip. Sağlık sektöründe ise, yine ülkemizde ve bulunduğumuz coğrafyada kritik bir konumdayız. İnsan kaynağımızı doğru ve verimli şekilde konumlamak, onları geliştirmek, potansiyellerini ortaya çıkarmak için her bir bireye büyük sorumluluklar düşüyor.

Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlarken ülkemizdeki tüm kadınların hayatın her alanında elde ettiği başarıları büyük bir takdir ve heyecan ile takip ediyorum. Görevim gereği yetenekleri geliştirmek için ve de kendim için daha iyisine ulaşmak amacıyla sürekli gelişim odağıyla çalışıyorum. Johnson & Johnson’ın bir parçası olarak da ülkemizdeki sağlık sektörüne katkıda bulunmaktan dolayı son derece mutlu ve gururluyum. Hayatın dinamikleri olsun yaşadığımız coğrafya olsun koşullarımız kimi zaman son derece zorlayıcı olabiliyor; biliyorum ki kadın eli değen her iş ışıldıyor ve başarıya doğru gidiyor. Yılmaz bir duruş sergileyerek hepimize ilham olan tüm kadınlara yaptıkları ve yapabilecekleri daha nice zorlu görevler için şimdiden teşekkür ediyorum. Hangi sektörde hangi görevde çalışıyor oldukları fark etmeksizin her yaştan tüm hemcinslerime şu sözü hep hatırlamalarını öneriyorum; “Türk kadını sen omuzlar üstünde göklere yükselmeye layıksın.”

Sağlıkta Görev Yapmanın Gururu Kadar Sorumluluğu da Büyük

Johnson & Johnson MedTech Türkiye Hukuk Lideri Elif Mungan:

elif mungan

“Kadınların profesyonel yaşamdaki yolu, cinsiyet faktörü nedeniyle zaman zaman daha meşakkatli bir hal alabiliyor. Kanıksanmış yanlış fikirler ve cam tavanlar bir engel olarak görülmemeli, kadınlar her şeyden önce kendilerine ve hemcinslerine inanmalılar, en ufak bir yanlış algıyı bile cesaretle düzeltmek için zaman ayırmalılar”

“Lisans eğitimimi Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladıktan sonra, King’s College London Üniversitesinde uluslararası işletme hukuku üzerine yüksek lisans yaptım. Profesyonel tecrübem, İstanbul’da ticaret hukuku ve rekabet hukuku alanlarında yoğunlaşarak, uluslararası müvekkillere hizmet veren hukuk bürolarında çalışarak devam etti. Sonrasında, sağlık sektörüne duyduğum özel ilgi sebebiyle Johnson & Johnson MedTech Türkiye şirketinde avukat olarak çalışmaya başladım.

Sağlık sektörünün, insan hayatına doğrudan dokunması sebebiyle pek çok karmaşık duygu ve heyecanın beraber yaşandığı, özel bir sektör olduğunu düşünüyorum. Bu alanda görev yapmanın gururu kadar sorumluluğu da büyük. Kadınların profesyonel yaşamdaki yolu, cinsiyet faktörü nedeniyle zaman zaman daha meşakkatli bir hal alabiliyor. Kanıksanmış yanlış fikirleri ve cam tavanları bir engel olarak görmemeleri, her şeyden önce kendilerine ve hemcinslerine inanmaları, sıkılmadan en ufak bir yanlış algıyı bile cesaretle düzeltmek için zaman ayırmaları ise gelecek kuşak kız çocuklarına en büyük mesajım olur. Cumhuriyetin 100. yılında ulaştığımız mertebeye baktığımda mutluluk duymakla beraber, kadınların profesyonel hayattaki algısına ilişkin ilerisi için de yapılacak çok iş, katedilecek çok yol olduğunu düşünüyorum. Gelecek nesil kız çocuklarının da bu yolda bizlere katılmalarını, Atatürk’ün açtığı bu ışıklı yolda, el ele ‘daha iyi’ ve ‘en iyi’ noktalara gelebilmemizi arzu ediyorum.”

ceylan yokus

ILO Raporuna göre Küresel İstihdam Uçurumu Derinleşiyor

ilo logo 1

“ILO raporuna göre, artan borç oranları da dahil olmak üzere birbirini güçlendiren krizler, gelişmekte olan ülkeleri orantısız bir şekilde etkiliyor, yüksek gelirli ve düşük gelirli ülkeler arasındaki küresel istihdam uçurumunu derinleştiriyor. COVID-19 salgını ile daha da kötüleşen mevcut eşitsizlikler artıyor”

ILO Çalışma Yaşamı Gözlem Raporu’nun 11. baskısına göre, 2023 yılında küresel işsizliğin salgın öncesi seviyelerin altına düşerek, 191 milyona gerilemesi ve küresel işsizlik oranının yüzde 5,3 olması beklenirken, tahminler düşük gelirli ülkelerin toparlanma sürecinin çok gerisinde kaldığını gösteriyor.

ILO, Afrika ve Arap bölgesindeki düşük gelirli ülkelerin, bu yıl pandemi öncesindeki işsizlik seviyelerine ulaşmasının pek mümkün olmadığını öngörmektedir. Kuzey Afrika için 2023 yılında işsizlik oranının %11,2 (2019’da bu oran %10,9); Sahra Altı Afrika için %6,3 (2019’da bu oran %5,7); ve Arap Devletleri için %9,3 (2019’da bu oran %8,7) olması öngörülmektedir. Diğer bölgeler, Latin Amerika ve Karayipler’de %6,7 (2019’da bu oran %8,0), Kuzey, Güney ve Batı Avrupa’da %6,3 (2019’da bu oran%7,0) ve Orta ve Batı Asya’da %7,8 (2019’da bu oran %9,2) ile oranlarını kriz öncesi seviyelerin önemli ölçüde altına indirmeyi başarmıştır. 

Artan istihdam uçurumu

İşsizlik oranlarının ötesinde, ILO tarafından geliştirilen yeni bir gösterge olan iş açığı, özellikle gelişmekte olan ülkelerde karşılanamayan istihdam talebinin daha kapsamlı bir ölçüsünü sunmaktadır. Çalışmak isteyen ancak bir işi olmayan tüm kişileri kapsamaktadır. 

“Düşük gelirli ülkeler %21,5 gibi endişe verici bir oranla en büyük istihdam açığı oranıyla karşı karşıyayken, orta gelirli ülkelerdeki oran %11’in biraz üzerinde. Yüksek gelirli ülkeler %8,2 ile en düşük oranları kaydediyor

İstihdam açığındaki farklılıklar, küresel istihdam uçurumuna daha fazla işaret etmektedir. Düşük gelirli ülkeler %21,5 gibi endişe verici bir oranla en büyük istihdam açığı oranıyla karşı karşıyayken, orta gelirli ülkelerdeki oran %11’in biraz üzerindedir. Yüksek gelirli ülkeler %8,2 ile en düşük oranları kaydetmektedir. Rapora göre ayrıca, düşük gelirli ülkeler, 2005 yılında %19,1 olan istihdam açığı oranının 2023 yılında %21,5’e yükselerek uzun vadede artış gösterdiği tek ülke gelir grubunu oluşturmaktadır. 

039

Artan Borç Seviyeleri

Gelişmekte olan ülkeler için, artan borç seviyeleri ek zorluklar oluşturmakta ve politika müdahalelerinin kapsamını önemli ölçüde daraltmaktadır. Mali ve finansal kısıtlamalar, çatışma, doğal afetler ve kendilerini güçlendirme eğiliminde olan ekonomik krizler (çoklu kriz) gibi karmaşık tehditlere yanıt verilmesini engelleyerek istihdam açığını daha da kötüleştirmektedir. Rapora göre, borç sıkıntısı içinde olan düşük gelirli gelişmekte olan ülkeler, 2023 yılında %25,7’ye ulaşan ve borç sıkıntısı riski düşük olan gelişmekte olan ülkelerdeki %11’e kıyasla önemli ölçüde daha yüksek bir istihdam açığı ile karşı karşıyadır.  

“ILO raporuna göre düşük gelirli ülkeler, 2005 yılında %19,1 olan istihdam açığı oranının 2023 yılında %21,5’e yükselerek uzun vadede artış gösterdiği tek ülke gelir grubunu oluşturuyor”

Sosyal Adaleti Sağlamak

Rapor aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerdeki önemli sosyal koruma politikası eksikliklerine dikkat çekmekte ve yatırımların artırılmasının büyük ekonomik, sosyal ve istihdam faydaları sağlayacağına ve küresel istihdam uçurumunu daraltacağına dair yeni kanıtlar sunmaktadır. 

Özellikle, dünya genelinde %77,5 olan yaşlı nüfusun sırasıyla sadece %38,6 ve %23,2’sinin emekli maaşı aldığı alt-orta gelirli ve düşük gelirli ülkelerde temel yaşlılık maaşlarını incelemektedir. Gözlem, gelişmekte olan ülkelerde evrensel temel yaşlılık aylığı uygulamasının 10 yıl içinde kişi başına düşen GSYH’yi %14,8 oranında artıracağını ve aşırı yoksulluğu (günde 2,15 ABD Dolarından daha az gelirle yaşayanların oranı) %6 puan azaltarak mevcut oran olan %15,5’ten ciddi bir düşüş sağlayacağını tespit etmiştir. 

Rapora göre, sosyal korumanın finansmanı zordur, ancak ulaşılamaz değildir. Gelişmekte olan ülkeler için, ulusal yoksulluk sınırı seviyesinde yaşlılık aylığı sağlamanın yıllık maliyeti, GSYİH’lerinin %1,6’sına eşdeğer olacaktır. 

Koordineli Mali Destek İhtiyacı

Analiz, toparlanma ve yeniden yapılanmanın kimseyi geride bırakmamasını ve uzun vadeli yapısal dönüşümü desteklemesini sağlamak için çoklu kriz ve şokların yaşandığı bir dönemde istihdam yaratma ve sosyal koruma için küresel mali desteğe yönelik güçlü bir durum ortaya koymaktadır. Rapor, düşük gelirli ülkelerde sosyal yatırımlar için mali alan yaratılmasının kritik önemini vurgulamaktadır. Bu hususun, uluslararası finansal mimarinin reformuna ilişkin mevcut küresel tartışmanın bir parçası olarak ivedilikle ele alınması gerekmektedir. 

Atama | Novartis Türkiye

ozlem sokmen

Özlem Sökmen Novartis Türkiye İnsan ve Organizasyon Direktörü olarak atandı. Sökmen, 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren Ülke İnsan ve Organizasyon Direktörü olarak Novartis Türkiye’ye katıldı. Sökmen, Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika (APMA) Bölgesi’ne doğrudan, dolaylı olarak ise Türkiye’ye bağlı olarak çalışacak ve Türkiye Ülke Liderlik Ekibi ve APMA İnsan ve Organizasyon Liderlik Ekibi’nin bir üyesi olacak.  
 
Özlem Sökmen yeni görevinde Novartis Türkiye İnsan ve Organizasyon Departmanı’nı yönetecek; şirket kültürü ve insan stratejisinin belirlenmesi ve uygulanmasından sorumlu olacak.
 
Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olan Özlem Sökmen, profesyonel kariyerine 1996 yılında Fransız Lafarge grubunda başladı. Daha sonra sırasıyla Turkcell ve Unilever’de üst düzey rollerde bulunan Sökmen 2011 yılında Unilever Hollanda’ya atanarak Gıda Kategorisi Global İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak görev yaptı. Ardından, Barry Callebaut’ta Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinden sorumlu İnsan Kaynakları Yönetim Kurulu Üyesi ve ardından Arçelik’te İnsan Kaynakları Grup Lideri olarak çalıştı.  
 
ICF (Uluslararası Koçluk Federasyonu) sertifikalı profesyonel koç olan Sökmen, aynı zamanda bir TEDx ve Speakers Agency konuşmacısıdır.

HIMSS Eurasia’23

banner klinikiletisim 800x600px

Dijital hastane, e-sağlık, sağlıkta akıllı sistemler ve teknolojiler, inovasyona dayalı yeni teknolojiler, yapay zekâ ve ileri uygulamaların sergileneceği ve sağlık bilişim firmaları ile kamu, özel sektör, sağlık yöneticileri ve sağlık IT profesyonellerini bir araya getirecek HIMSS Eurasia’23, uluslararası kapsamda sağlık bilişimi ve teknoloji alanında iş birliklerine zemin sağlamayı hedefliyor.

ACENDIS’ten Cumhuriyet Bayramı Mesajı

gurkan koroglu

ACENDIS Genel Müdürü Gürkan Köroğlu Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla verdiği mesajda, şunları kaydetti:

“ACENDIS olarak daha nice 100 yıllara kavuşacak Türkiye Cumhuriyeti’nin daim olmasını diler, herkesin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı, Türkiye tarihinin bir dönüm noktasıdır ve sağlık sektöründe yapılan yatırımlar büyük önem kazanacaktır. ACENDIS için Cumhuriyet, halkın kendini yönetmesi ile herkesin eşit olarak karşılandığı ve adaletin sağlandığı bir hukuk sistemi, ayrımcılığa karşı, inanç özgürlüğüne sahip olduğu değerler çatısı altında toplanmıştır.

Cumhuriyetin 100. yılına özel olarak, Anahtar Teslim Hastane projelerini hayata geçirip finansman, cihaz ve ekipman tedariği sağlarken yeni fikirler geliştirmekteyiz. Bu projeler, hastanelerin teknolojik altyapısını güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini arttırmayı hedeflemektedir. Firmamız, sağlık sektöründe sürekli olarak yenilik ve gelişim odaklı çalışmalar yapmaktadır. Ana ofisimizin Avrupa’nın merkezinde bulunan sanayi ve teknoloji ülkesi olan Almanya’nın Hannover şehrinde konumlanmasının avantajını kullanarak dünyanın tüm üreticilerine kolaylıkla ulaşıp yeni teknolojileri müşterimizle buluşturmak bizim temel hedeflerimizden birisidir. Sağlık teknolojilerindeki yenilikleri takip ederek hastanelere en son teknolojiye sahip cihazlar sunmaktayız. Bu sayede sağlık kalitesini artırmayı ve hastaların daha iyi bir deneyim yaşamasını sağlıyoruz. Firmamızın samimi hedeflerinden biri de müşteri memnuniyetidir. Müşterilerimize en iyi hizmeti sunmak için güçlü bir servis ağı sayesinde proje bitiminde ve satış sonrası süreçlerde destek ve bakım hizmetlerimiz ile çalışmalarımıza devam etmekteyiz.”

Advertorial | Gebelik Nasıl Hesaplanır?

gebelik

Gebelik, birçok çift için heyecan verici ve özel bir dönemdir. Ancak, gebeliğin ne zaman başladığını ve ne zaman sona ereceğini hesaplamak bazen karmaşık bir süreç olabilir. Gebelik hesaplaması, tahmini doğum tarihini belirlemek için kullanılan yöntemdir. Genellikle son adet tarihine dayalı olarak hesaplanır ve bu hesaplama çiftlere gebeliğin ilerleyişi hakkında fikir verir. İşte gebelik hesaplama yönteminin temel prensipleri:

Son Adet Tarihi

Gebelik hesaplamasının temeli, son adet tarihine dayalı olarak yapılır. Bu tarih, yumurtlamadan önceki dönemi temsil eder ve gebelik süresi buna göre hesaplanır. Tipik bir döngüde, adetin ilk günü adet döneminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Ortalama Gebelik Süresi

Gebelik genellikle ortalama 40 hafta veya 280 gün sürer. Bu süre, son adet tarihinden itibaren hesaplanır. Ancak, her kadının vücudu farklı olduğundan, bazı gebelikler biraz daha kısa veya uzun olabilir. Durumun farklı olabileceği unutulmamalıdır.

Ultrason Sonuçları

Gebelik süresi, ultrason sonuçlarıyla da belirlenebilir. Ultrason testleri, bebeğin büyüklüğünü ve gelişimini izlemek için kullanılır. Bu testler, gebeliğin kesin süresini belirlemeye yardımcı olabilir.

Doğum Tahmini

Son adet tarihine 280 gün ekleyerek doğum tahmin edilebilir. Ancak bu sadece bir tahmindir ve bebeğin gelişimine bağlı olarak gerçek doğum tarihi farklılık gösterebilir. Siz de hamilelik hesaplama konusunda daha fazla bilgi edinmek ve tahmini doğum tarihini belirlemek için mustela.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.  

Mustela, anne adayları ve anne-babalar için birçok faydalı kaynak ve ürün sunar. Markanın gebelik hesaplama aracı, son adet tarihini girmenize ve tahmini doğum tarihini öğrenmenize yardımcı olacaktır. Aynı zamanda gebelik süreci hakkında daha fazla bilgi edinmek ve uzman tavsiyelerini okumak için de siteyi keşfedebilirsiniz.

Gebelik hesaplamasının sadece bir tahmin olduğu unutulmamalıdır. Nitekim, her gebelik farklıdır. Doğru ve kesin sonuçlar için doktorunuzla da iletişimde kalmak önemlidir. Bu noktada en sağlıklı detayları elde edebilmek adına uzman desteği alınması tavsiye edilir. Fakat kendi imkanlarınızla da hesaplamayı yapabilmeniz mümkündür. Süreç içerisinde doğru adımları atabilmek için araştırma yapmayı ihmal etmemeli gerekli durumlarda profesyonellerde destek almayı unutmamalısınız.

16. Dünya Yoğun Bakım Kongresinde Neler Var?

wicc2023

16. Dünya Yoğun Bakım Kongresinde Neler Var?

16. Dünya Yoğun Bakım Kongresi (wicc2023; www.wicc2023.org), Türk Yoğun Bakım Uzmanları Derneği (TÜYUD) tarafından 26 – 30 Ağustos 2023 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezinde gerçekleştirildi.

Dünya Yoğun Bakım Federasyonunun iki yılda bir dünyanın farklı şehirlerinde düzenlediği, ulusal ve uluslararası alanda yoğun bakım profesyonellerinin bir araya geldiği, bilgi ve deneyimlerini paylaştığı Dünya Yoğun Bakım Kongresi’ne Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı, TÜYUD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arzu Topeli İskit başkanlık yaptı.

Cinsiyet, Yaş, Meslek ve Ulusal Çeşitlilik Ön Planda

Günümüz dünyasında yaşlanan nüfus, yüksek riskli tedaviler, afetler, kazalar, savaşlar, terör saldırıları, göç ve salgın hastalıklar, yoğun bakım branşının önemini ve kapasitesini artırdı ve yoğun bakım ekipleri, her türden kritik hastaya bakım verme konusunda muazzam bir uzmanlık kazandı. Buna karşın yoğun bakım kaynaklarının daha iyi bir düzeye ulaştırılması gerekliliği, başta ülkemiz olmak üzere dünyanın birçok ülkesi için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.

Cinsiyet, yaş, meslek ve ulusal çeşitliliğin ön plana çıktığı hem bilimsel hem de sosyal açıdan yüksek kaliteli bir kongre gerçekleştirildi.

Yoğun bakım alanında en yeni bilimsel gelişmelerin konuşulup tartışıldığı, bilgileri güncellendiği, yeni araştırma fikirlerinin şekillendiği, tüm ilgi duyan ulusal ve uluslararası yoğun bakım camiası üyelerinin bir araya geldiği bilimsel açıdan zengin bir kongre hazırlandı.

Rakamlarla wicc2023

İstanbul kongre Merkezi’nde 82 ülkeden yoğun bakım uzmanının katılımıyla düzenlenen wicc2023; 6 salonda paralel salonda, 40 ülkeden 201 konuşmacının katılımıyla ve 115 oturum ile gerçekleştirildi. 93 sözel bildiri, 165 e-poster, 8 uydu sempozyumunun yapıldığı Kongre, endüstriden 90 firmanın sponsorluğuyla desteklendi.

wicc2023, Avrupa Sürekli Tıp Eğitimi Konseyi (EACCME) tarafından akreditedir.

Hibrid Kongre

wicc2023 aynı zamanda canlı (hibrid) yayımlanmaktadır. Kongreye fiziksel olarak katılma imkanı bulamayan yoğun bakım uzmanları bir yıl boyunca kongreyi canlı yayından izleme imkanı elde edebilmektedir.

3 Büyük Kutlama

26 – 30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen wicc 2023, bizlere gurur ve mutluluğu birarada yaşatan ve tarihte çığır açan gelişmelerle eşzamanlı düzenlendi.

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Ulu Önderimiz Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un anıldığı 30 Ağustos Zafer Bayramı Kongrede kutlandı.

Tarihte Çığır Açanlar | Florence Nightingale

Dünyada modern yoğun bakımın kurucusu olarak kabul edilen Florence Nightingale adına düzenlenen sergiden kesitler kongrede yer aldı. Bilindiği üzere Florence Nightingale, 1850’li yıllarda iki yıl boyunca, İstanbul Selimiye Kışlası’nda bulunan askeri hastanede Kırım Savaşında yaralanan askerleri tedavi etmiştir ve İstanbul, modern yoğun bakımın doğum yeridir. Florence Nightingale, yoğun bakımın insanileştirilmesi de dahil olmak üzere yoğun bakımın ilk ilkelerini uyguladı. Ölüm oranını 20 kattan fazla azaltmayı başardı.

Florence Nightingale’in ilk müzesinin, İstanbul’a gelişinden 100 yıl sonra, 1954 yılında Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’nda kurulmuş olmasından gurur duyuyoruz. Kongrede, Florence Nightingale’nin İstanbul’daki hayatından kesitlerin olduğu bir fotoğraf sergisi yer aldı.

Özel ilgi alanı olan Kırım Savaşı ile ilgili fotoğrafların web sitesinden toplanmasında İstanbul Üniversitesi Romatoloji Uzmanı Prof. Orhan Aral destek sundu.

Tarihte Çığır Açanlar | Bjorn Ibsen

27 Ağustos 1952, Yoğun Bakım Tıbbının doğum günüdür.  Danimarka’da çocuk felci salgını sırasında Bjorn Ibsen’in ilk pozitif basınçlı ventilasyonu gerçekleştirmesiyle yoğun bakım tıbbında bir dönüm noktası yaşanmıştır.

Açılış ve Sosyal Programlar

wicc2023, İstanbul’un eşsiz doğal ve tarihi güzellikleri ile kültürel tanıtımının yapıldığı keyifli sosyal programları ile konuklara unutulmayacak bir kongre deneyimi yaşattı.

26 Ağustos Cumartesi günü öğle sonu saatinde başlayan kongrede Dünya Sağlık Örgütü yöneticileri Prof. Dr. Lee Wallis ve Prof. Dr. Janet Diaz; wicc2023 Kongre Başkanı Prof. Dr. Arzu Topeli İskit, TÜYUD Başkanı Prof. Dr. N. Defne Altıntaş, Dünya Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Gene Sung ve diğer protokol konuşmaları oldu. Cumhuriyetimizin 100. yılı olması dolayısıyla Prof. Dr. İlber Ortaylı “Atatürk ve Türkiye Cumhuriyetinin 100. Yılı” Başlıklı bir konuşma yaptı. 

Kurslar

wiccc2023 bünyesinde, ulusal ve uluslararası yoğun bakım profesyonelleri tarafından düzenlenen ve yoğun ilgi gören kurslara kayıt yaptırmak zorunluydu. International Fluid Academy Day (IFAD), Point of care ultrasound (POCUS), Fundamental Critical Care Support (FCCS) kurslarımızın kontenjanları doldu.

Sosyal Medyada Kongre, @wicc2023, #wicc2023 #wicc2023istanbul ile takipçileri ile buluştu.

https://www.tuyud.org.tr/


Liv Hospital’ı Online Gezme İmkanı

1684400981 t rk telekom healthverse l v hospital

Uluslararası hasta danışmanları, doktorlar ve hastaları çevrimiçi bir araya getirerek, hastanenin tüm olanaklarını sadece bir link üzerinden 360 derece gezme imkanı sunan platform, Liv Hospital’da hizmete sunuldu

Türk Telekom ve Healthverse PanoramicWEB iş birliği ile tele sağlık alanında öncü teknolojiye sahip dijital platform ilk kez Liv Hospital’da hizmete açıldı. Türkiye’nin önemli girişim projelerinden Healthverse PanoramicWEB, uluslararası hasta danışmanları, doktorlar ve hastaları çevrimiçi bir araya getirerek, hastanenin tüm olanaklarını sadece bir link üzerinden 360 derece gezme imkânıyla ziyaretçilere sunuyor.

Dünyanın neresinde olursa olsun hastalar internetin olduğu her yerden sadece gönderilen linki tıklayarak bağlantı kurabiliyor. İster VR gözlük, ister cep telefonu, ister bilgisayardan Healthverse PanoramicWEB’e kolaylıkla bağlanmak mümkün!

telekom logo

Türk Telekom ile Healthverse PanoramicWEB iş birliği ile tele sağlık alanının öncü ve yerli dijital platformu, Liv Hospital’da hastaların ve sağlık sektörünün hizmetine sunuldu. Healthverse PanoramicWEB platformu sayesinde hastalar, dünyanın herhangi bir yerinden hasta danışmanı rehberliğinde hastaneyi 360 derece gezebiliyor, doktoruyla görüşerek yapılacak tedavi ile ilgili bilgi sahibi olabiliyor. Hasta danışmanları, doktorlar ve hastaları dijital bir ortamda çevrim içi olarak bir araya getiren Healthverse PanoramicWEB’de sağlık çalışanları, hastanede olmasalar dahi yazılım sayesinde hastanenin içine dijital olarak klonlanarak, görevlerini yerine getirebiliyor.

healthverse panoramicweb

“Yabancı Hasta Sayısını Artırmayı Hedefliyoruz”

Liv Hospital Grup Koordinatörü Meri İstiroti, Healthverse PanoramicWEB sayesinde hem Türkiye’nin sağlık turizminde hem de Liv Hospital’ın yabancı hasta oranının bir sene içinde iki katına çıkabileceğine dikkat çekti. Liv Hospital Grup Koordinatörü Meri İstiroti, “Liv Hospital olarak, Healthverse PanoramicWEB ile hastalarımızın bire bir sağlıkla ilgili sorunlarını dinleyerek ve ihtiyaçları olan tedaviyi anlatarak son teknolojik donanıma sahip hastanelerimizi gösterme fırsatı bulduk. Böylece hastalarımız hem onları en iyi şekilde anladığımızı ve geldiklerinde A’dan Z’ye hangi süreçlerin onları beklediğini uluslararası hasta danışmanlarımızdan, doktorlarımızdan birebir deneyimleyerek dinlediler ve gördüler. Bu, bize olan güveni inanılmaz destekledi. Şimdiden Healthverse PanoramicWEB üzerinden yaptığımız görüşmeler sonucunda hastaların tercihi olduğumuzu görmek bize büyük mutluluk veriyor. Hem yurtdışından gelen hasta sayısının artmasında hem de tele sağlık alanında milat oluşturacak bir platform olan Healthverse PanoramicWEB ile bir ilke imza atmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

liv hospital

Eş zamanlı olarak farklı dil seçeneklerine göre 360 derece video izlenebilir ve işitme engellilerin kullanımı için Healthverse PanoramicWEB’de yazışma modülü mevcuttur

“Sağlıkta İnovasyon Ekosistemini Güçlendiriyoruz”

Türk Telekom Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Eser, konuya ilişkin şöyle konuştu: “Türk Telekom olarak, herkes için erişilebilir iletişim ilkesi ve insan odaklı yaklaşımımızla çözümler sunmaya devam ederken, yenilikçi dijital çözümler ile iş birlikleri yapıyoruz. Özellikle dijitalleşmenin tüm iş süreçlerinde daha aktif olduğu günümüzde teknolojimizi seferber ederek herkesin hayatını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda işletmelerin de mevcut teknoloji altyapılarına, iş yapış biçimlerine ve dijital dönüşüm ihtiyaçlarına en uygun yeni nesil teknolojileri sunuyor; donanım, servis ve danışmanlık hizmetlerine kadar tek bir noktadan ve uçtan uca çözümler oluşturuyoruz. İşletmelerin dijital yolculuklarına destek olurken, sağlıktan ulaşıma, enerjiden güvenliğe pek çok alandaki öncü teknolojinin de destekçisiyiz. İşletmelerin küresel rekabette öne çıkmaları için dijitalleşme süreçlerine katkıda bulunduğumuz gibi uluslararası arenada geçerli yenilikçi fikirleri ve teknolojileri geliştiriyor ve destekliyoruz. Healthverse PanoramicWEB gibi alanında önemli çalışmalar gerçekleştiren girişimlerle birlikte sağlık sektöründe önemli bir projenin hayata geçmesinden de mutluluk duyuyoruz.”

1xplb1fr

Dijital İletişim ve Pazarlama Platformu

Healthverse PanoramicWEB Kurucu Ortağı Beliz Teoman Ünay, “Dijital altyapı çözüm ortağımız Türk Telekom ile birlikte, tele sağlık alanında dijital iletişim ve pazarlamada oyunun kurallarını değiştirecek yepyeni bir platform oluşturduk; bu sağlık sektörü için yeni bir milattır” dedi. Ünay şöyle devam etti: “Healthverse PanoramicWEB, sağlık alanında ‘online deneyim’ tanımını yeni bir boyuta taşıyor. Gerçeklik ve sanal gerçeklik arasındaki ayrımı birbirine yaklaştıran bir uygulama olarak öne çıkan dijital platformumuz, Türkiye’nin sağlık alandaki gücünü uluslararası çapta pekiştiriyor. Healthverse PanoramicWEB tüm özellikleriyle sağlık sektöründe dijital iletişim ve pazarlama alanında hastane-hasta ilişkisini en üst düzeyde kurabilmeyi sağlayan yenilikçi bir platform. Ortağım Ulaş Aksan ile birlikte platformumuzu her geçen gün geliştirmeye devam edeceğiz.”

Sanal Gerçeklik Deneyimi

Ziyaretçiler, Healthverse PanoramicWEB sayesinde diledikleri yerden VR gözlük, cep telefonu ya da bilgisayar aracılığıyla 360 derece kameralarla boyutsal hale getirilmiş mekânı gezebiliyor, yüz yüze görüşme imkânının da bulunduğu sanal gerçekliği bir yönetici eşliğinde veya tek başına deneyimleyebiliyor. Admin eşliğinde ziyaretlerini yapan kişiler sorularını anlık olarak sorabilirken, tek başlarına yaptıkları gezilerde tüm teknolojik detayların yer aldığı Healthverse PanoramicWEB’in içine yerleştirilen bilgi ve videolara eşzamanlı olarak ulaşabiliyor. Bu sistemle düzenlenecek seminer, konferans, fuar gibi organizasyonlarla birçok katılımcının ve şirketin masrafları azalıyor, herkes için bütçe tasarrufu sağlanıyor.

Adıyaman Hatay ve Kahramanmaraş’ta Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlık Eğitimi Nasıl?

101

“Eğitim kurumları mevcut haliyle çekirdek eğitim müfredatında belirlenen asgari niteliklere uygun eğitim verme koşulunu sağlayamamaktadır. İdarenin bu durumu gözeterek istisnasız biçimde tüm tıpta uzmanlık öğrencilerini, talepleri halinde, görevlendirmelidir Aksi halde eğitim öğretim hakkı engellenmiş olacaktır”

Türkiye Psikiyatri Derneği, deprem sonrası Adıyaman Hatay ve Kahramanmaraş illerindeki tıp fakültelerinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlık eğitimini değerlendirdi. Fiziki incelemeler ile kurumlardaki uzmanlık öğrencileri ve öğretim üyeleri ile yapılan görüşmelerden alınan bilgiler ışığında hazırlanan raporda; kurum hakkında genel bilgiler, kurumun genel nitelikleri, kuruma ait birimlerin nitelikleri, deprem sonrası psikiyatri kliniğinin mevcut hizmet durumu, özelleşmiş birimler, uzmanlık öğrencilerinin aylık nöbet sayısı, psikiyatri acil servis günlük başvuru sayısı, psikiyatri acil servis güvenlik koşulları, nöbet dinlenme odası, günlük dış birim konsültasyon sayısı, eğitim olanakları, uzmanlık öğrencilerinin barınma koşulları, uzmanlık öğrencilerinin nakil ve geçici görevlendirme talepleri başlıkları irdelendi. Raporda şu hususlar öne çıktı:

“Ülkemizde yaşanan depremin etkilerinin azaltılmasında sağlık hizmeti sunumu kadar ertelenemez olan uzmanlık eğitiminin ikamesi de önemlidir. Uzmanlık eğitimi almakta olan uzmanlık öğrencilerinin ve uzmanlık eğitiminde görev yapan akademisyenlerin gerek mesleki ortam gerekse sosyal yaşam koşullarının, eğitimin gerektirdiği nitelikte olması, yaşanılan zorlukların dikkate alınması, eğitimde yaşanacak aksamanın sadece eğitim alan açısından değil uzmanlık eğitiminin standartlarının korunması açısından da önemli olacağı muhakkaktır.

doctors and nurses in healthcare team with arms crossed in a row in hospital

Uzmanlık Eğitiminin Temel Koşulları Nelerdir?

Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlık eğitiminin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için bazı temel koşullara ihtiyaç duyulmaktadır:

Kuramsal ve Uygulamalı Eğitim: Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlık öğrencileri, psikiyatrik bozuklukları tanıma ve tedavi etme becerilerini edinmelerini sağlayabilecek yüksek nitelikli eğitim programlarına erişime ihtiyaç duyarlar. Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenmiş çekirdek eğitim müfredatı uyarınca temel alanlarda yeterli düzeyde kuramsal eğitim ve klinik deneyim edinmeleri gerekir. Farklı hasta popülasyonları ile çalışabilmek, farklı tedavi yöntemlerine dair eğitim almak ve disiplinler arası iş birliği kurmayı öğrenmek nitelikli bir eğitimin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Denetim: Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlık öğrencilerinin klinik becerilerini geliştirmeleri ve nitelikli bir sağlık hizmeti sağlayabilmeleri için düzenli denetime ihtiyaçları vardır. Denetim, bireysel ve grup denetimi, vaka çalışmaları ve hekim-hasta etkileşimlerinin gözlemlenmesi gibi birçok şekilde gerçekleştirilebilir. Denetleyicilerin ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlık öğrencileri ile yakın temas içinde çalışmaları ve olumlu bir öğrenme ortamı oluşturmaları önemlidir.

Destekleyici Çevre: Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlık öğrencilerinin mesleki açıdan gelişebilmeleri için destekleyici ve yeterli altyapı ve donanıma sahip bir öğrenme ortamında olmaları önemlidir. Uzmanlık öğrencilerinin ihtiyaç duyduklarında her türlü sağlık hizmetlerine, meslektaş desteğine ve meslekleriyle ilişkili kaynaklara erişimi olabilmelidir.

İş-Yaşam Dengesi: Psikiyatri uzmanlık öğrencilerinin tükenmişlik sendromu yaşamalarını önlemek için sağlıklı bir iş-yaşam dengesine sahip olabilmeleri gerekir. Bu durum ise, nitelikli barınma koşulları, kişisel aktiviteler ve dinlenme için gerekli ortam ve zaman, sağlıklı beslenebilme ya da ulaşım araçları gibi kaynaklara erişebilmeleri ile mümkündür. Rapora konu olan bölgeler incelendiğinde bölgede görev yapmakta olan uzmanlık öğrencilerinin süreçte ihtiyaç duydukları temel koşulların büyük bir bölümünün sağlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Deprem Sonrası Ağır Tablo

Bölgede yaşanan depremler çok sayıda can kaybına, hastaneler dahil pek çok binanın yıkılmasına ya da ağır hasar görmesine neden olmuş, günlük yaşamın, sağlık ve eğitim hizmetlerinin olağan akışı içinde sürdürülebilmesini olanaksız kılmıştır. Uzmanlık öğrencilerinin barınma, güvenlik gibi temel yaşam gereksinimleri ön plandadır. Bu sorunlar çözülmeden iyilik hallerinin sağlanması ve TUKMOS çekirdek eğitim müfredatına uygun şekilde uzmanlık eğitiminin sürdürülmesi mümkün değildir. Eğitim sürecindeki aksamaların giderilmesi uzmanlık eğitiminin standartlarının korunması açısından önemlidir.

Uzmanlık Eğitimi için Uygun Ortam Bulunmuyor

Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında halen uzmanlık eğitimi için uygun ortamın bulunmadığı, uzmanlık öğrencilerinin barınma ve çalışma koşullarının uygunsuz olduğu görülmektedir. Uzmanlık öğrencilerinin orada bulunmasının eğitimleri açısından bir katkı sağlamadığı, rektörlük tarafından az sayıda uzmanlık öğrencisinin kısa bir süre görevlendirilebileceği kararı sonucunda Adıyaman’da bulundukları anlaşılmıştır.

Barınma ve Güvenlik Sorunları Öncelikli

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında uzmanlık öğrencilerinin öncelikle barınma ve güvenlik sorunlarının giderilmesinin gerektiği, bu sorunlar giderilmeden uzmanlık öğrencilerinin iyilik hallerinin sağlanması ve TUKMOS çekirdek eğitim müfredatına uygun şekilde uzmanlık eğitiminin sürdürülmesinin olanaklı olmadığı anlaşılmaktadır.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında mevcut koşullar altında ve yakın bir zamanda TUKMOS çekirdek eğitim müfredatına uygun şekilde tıpta uzmanlık eğitiminin sürdürülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Üç üniversite hastanesinde de hem uzmanlık öğrencileri hem de öğretim üyeleri depremi doğrudan yaşamışlar ve yeterli yardımın ulaşmadığı ilk günlerde çok ağır yaşantılara tanıklık etmişlerdir. Bu ruhsal yükle eğitim alabilmeleri ve sağlık hizmetine katkıda bulunmaları zorlaşmıştır.

Hatay’da Sahra Hastanesinde Hizmet

“Hatay’da hizmet, sahra hastanesinde yürütülmektedir. Adıyaman Üniversitesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi hastanelerinin binalarının durumu ile ilgili güvenilir bir açıklama bulunmamaktadır. Söz konusu üç üniversite hastanesi binasının yapı güvenliği ve depreme dayanıklılık analizleri ivedilikle yapılmalıdır”

Hatay’da hizmet sahra hastanesinde yürütülmektedir. Adıyaman Üniversitesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi hastanelerinin binalarının durumu ile ilgili güvenilir bir açıklama bulunmamaktadır. Söz konusu üç üniversite hastanesi binasının yapı güvenliği ve depreme dayanıklılık analizleri ivedilikle yapılmalıdır. Uzmanlık eğitimi hastane binalarının dayanıklılık durumlarının analiz sonuçları ile uzmanlık öğrencileri ve öğretim üyelerinin çalışma ve barınma koşullarına ilişkin değerlendirmeler ve sunulabilecek imkanlar göz önüne alınarak planlanmalıdır. Aralıklı çalışıldığı için ve hizmet ön planda olduğundan bazı uzmanlık öğrencileri yeterli bilgi ve beceri edinmeden hizmet sunma durumuyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu durum uzmanlık öğrencilerinde ciddi bir çaresizlik duygusuna neden olmakta ve ruhsal yüklerini daha da artmaktadır.

Uzmanlık Eğitimine Ara Verilmeli

“Her üç üniversitedeki ruh sağlığı ve hastalıkları anabilim dallarının eğitim yeterlilikleri değerlendirilmeli, eğitim yeterliliği bulunmadığı belirlenen anabilim dallarında belirli bir süre uzmanlık eğitimine ara verilmeli, uzmanlık öğrencilerinin belirli bir süreyle başka bir eğitim kurumunda görevlendirilmeleri sağlanmalıdır”

Anabilim dalı öğretim üyeleri uygun görse bile, üniversitelerin yöneticileri, uzmanlık öğrencilerinin eğitim yetkisi bulunan başka kurumlarda görevlendirilmelerini, 15.03.2023 tarihli Tıpta Uzmanlık Kurulu kararında yer alan “kendi eğitim kurumlarının uygun görmesi halinde” ibaresine dayanarak çoğunlukla uygulamamaktadırlar. Uygulayan üniversiteler de az sayıda uzmanlık öğrencisinin sadece üç ay görevlendirilmesine izin vermektedirler. Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından düzenlenecek ziyaretler ile her üç üniversitedeki ruh sağlığı ve hastalıkları anabilim dallarının eğitim yeterlilikleri değerlendirilmeli, eğitim yeterliliği bulunmadığı belirlenen anabilim dallarında belirli bir süre uzmanlık eğitimine ara verilmeli, uzmanlık öğrencilerinin belirli bir süreyle başka bir eğitim kurumunda görevlendirilmeleri sağlanmalıdır. Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından, belirlenen sürenin sonunda yapılacak uzmanlık eğitimin yeterliliğine ilişkin değerlendirmeler sonucunda da söz konusu kurumların eğitim yetkilerinin kaldırılması ya da eğitime devam edilmesi konusunda bir karar alınmalıdır. Eğitim yetkisi kaldırılan kurumlar eksikliklerini gidererek eğitim yetkisini almak için Tıpta Uzmanlık Kuruluna yeniden başvurabilmelidir.

Başka Kurumlarda Eğitime Devam Etmek

Kahramanmaraş merkez olmak üzere 6.2.2023 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında, bölgedeki tüm hekimler ihtiyaç duyulan acil sağlık hizmetinin karşılanması için çalışmıştır. Öncelikli ihtiyacın karşılanmasının ardından tıpta uzmanlık eğitiminin nasıl sürdürüleceği konusu gündeme gelmiştir. Bu konudaki tereddütleri gidermek üzere Tıpta Uzmanlık Kurulu 15.3.2023 gün ve 2293 sayılı kararla depremden etkilenen illerdeki uzmanlık eğitimi almakta olan uzmanlık öğrencilerinin, olağanüstü hal süresi içinde başvuruda bulunmaları koşuluyla Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 18/3. Maddesi uyarınca talepleri de dikkate alınarak ve kendi eğitim kurumlarının uygun görmesi halinde eğitim verme yetkisi bulunan başka kurumlarda görevlendirilebileceklerine karar vermiştir. Olağanüstü hal süresi 6.4.2023 tarihi itibariyle dolmuş olup bu süre içerisinde tıpta uzmanlık öğrencilerinden başka kurumlarda eğitimine devam etmek isteyenlerin başvuruda bulunduğu, Rektörlükler tarafından bu başvuruların tümünün kabul edilmediği, genellikle geçici süreyle ve dönüşümlü olarak başka kurumlarda görevlendirilmelerine izin verildiği öğrenilmiştir. Bilindiği üzere 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3/t-3. Maddesi uyarınca bir yükseköğretim olan tıpta uzmanlık eğitimi ile bir alanda hekimlere özel yetenek ve yetki sağlamak amaçlanmakta, derinlemesine bilgi, beceri ve deneyim kazandırılmaktadır.

Eğitim Hakkı Göz Önünde Bulundurulmalı

Yükseköğretim olması nedeniyle uzmanlık öğrencilerinin hak ve yükümlülükleri belirlenirken eğitim hakkının göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Anayasa’nın 42.maddesinde kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetlerin yürütüleceği ve bu faaliyetlerin her ne suretle olursa olsun engellenemeyeceği düzenlenmiştir. Tıpta ve Dişhekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 11/6. Maddesinde de uzmanlık öğrencisinin programlarda, Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlenmiş müfredat ve standartlar çerçevesinde eğitim verilmesinin sağlanmasını akademik kuruldan isteme hakkı olduğu, akademik kurulca talebin karşılanamaması ya da akademik kurulun verdiği karara uzmanlık öğrencisinin itiraz etmesi halinde bu durum eğitim kurumunca on beş iş günü içinde Bakanlığa bildirileceği, nöbet, çalışma ve eğitim odaları gibi eğitsel ve sosyal gereksinimleri karşılayan altyapı ve diğer standartların kurumca sağlanacağı belirtilmiştir. Aktarılan hukuksal düzenlemeler uyarınca Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlenen çekirdek eğitim müfredatına uygun olarak ve buradaki asgari standartlarda eğitim verilmesi aynı zamanda uzmanlık öğrencileri yönünden bir hakken idare tarafından da bir yükümlülüktür.

Uygulama ve Araştırma Hastaneleri Ciddi Hasar Gördü

Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından hazırlanan işbu raporda tespit edildiği üzere eğitim kurumlarının uygulamalı eğitimi gerçekleştirdikleri yerler olan uygulama ve araştırma hastaneleri ciddi hasar görmüştür. Kurumların kimi bölümleri kullanılamaz hale gelmiş, kimi bölümleri başka birim ve kişilere tahsis edilmiş, hatta Hatay ilinde sağlık hizmetleri sahra hastanelerinde sürdürülmektedir. Eğitim kurumlarının fiziki olanaklarının tıpta uzmanlık eğitimini sürdürmeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Zaten bu koşullar nedeniyle Tıpta Uzmanlık Kurulu’nca alınan 15.3.2023 günlü kararda, uzmanlık öğrencilerine kurum değiştirme hakkı tanınmıştır. Kararda her ne kadar bu talebin kabul edilmesi kendi eğitim kurumlarının uygun görmesi koşuluna bağlanmışsa da idarenin müfredat ve standartlara uygun eğitim verme koşullarını gerçekleştiremeyecek durumda bulunması ve Anayasanın 42. Maddesi ile güvenceye kavuşturulan eğitim ve öğretim hakkının tam ve gereği gibi sağlanabilmesi için istisnasız, koşulsuz biçimde talep eden uzmanlık öğrencilerinin taleplerinin kabul edilmesi gerekecektir. Bu nedenle Rektörlüklerin tıpta uzmanlık eğitimi için fiziki koşulların dahi sağlanamadığı bir tabloda uzmanlık öğrencilerinin nitelikli tıpta uzmanlık eğitimi alma taleplerini karşılamak konusunda herhangi bir takdir yetkisinin olmadığını düşünüyoruz. Aksi düşünülse dahi Kurumların izin verme konusunda alacakları kararlarda kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmeleri gerekmektedir. Eğitim kurumlarının kurum değiştirme taleplerine ilişkin yapacakları değerlendirmede önceliği tıpta uzmanlık öğrencilerinin nitelikli eğitim alma hakkına vermeleri gerekmektedir. Zira hekimliğin doğrudan yaşam ve sağlık hakkına ilişkin olması nedeniyle tıpta uzmanlık eğitiminin içeriği ve niteliği oldukça önemlidir. Danıştay kararlarında da tıp gibi doğrudan insan yaşamını ilgilendiren konularda idareye tanınan takdir yetkisinin akademik gereklilikler, bilimsel gerekçeler ile sınırlı olduğunun altı çizilmiştir. Tıpta uzmanlık eğitimi dersler, düzenli olarak programlanmış seminer, konferans, panel gibi “kuramsal eğitim” ile eğitim süresi boyunca, süpervizyon altında, hasta takibiyle ilgili klinik deneyim, beceri ve tutum kazandırmaya yönelik “uygulamalı eğitim” bütününden oluşmaktadır. Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından her bir uzmanlık alanı için oluşturulan TUKMOS eliyle uzmanlık öğrencilerinin tamamlaması gereken asgari kuramsal ve uygulamalı eğitim içeriği belirlenmiş, Kurulun sayfasında çekirdek eğitim müfredatları ilan edilmiştir. Bu müfredata göre nitelikli bir tıpta uzmanlık eğitimi için eğitim kurumunun sağlaması gereken vaka çeşitliliği, kütüphane, eğitim olanakları, bilimsel çalışma olanakları vb bir dizi koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Ne var ki saha gözlemlerinden kurumların fiziki koşullarının tıpta uzmanlık eğitimini sürdürmeye uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Uzmanlık Eğitiminin Sürdürülmesi Olanaklı Değil

“Uzmanlık öğrencilerinin barınma, temiz suya erişim, güvenlik gibi en temel ihtiyaçları ile ilgili sorunların dahi çözülemediği bir ortamda uzmanlık eğitiminin sürdürülmesi olanaklı değildir”

Uzmanlık öğrencilerinin barınma, temiz suya erişim, güvenlik gibi en temel ihtiyaçları ile ilgili sorunların dahi çözülemediği bir ortamda uzmanlık eğitiminin sürdürülmesi olanaklı değildir. Nitekim eğiticiler ve uzmanlık öğrencileri ile yapılan görüşmelerde tıpta uzmanlık eğitiminin kuramsal bölümünün yapılamadığı, ağırlıklı olarak sağlık hizmeti sunumunun gerçekleştirildiği, kimi eğitim kurumlarında eğiticiler ve öğrencilerin karşılaşmalarının dahi ciddi zorluk içerdiği ve uzunca bir süre de bu durumun süreceği anlaşılmaktadır.

“Eğiticiler ve uzmanlık öğrencileri ile yapılan görüşmelerde tıpta uzmanlık eğitiminin kuramsal bölümünün yapılamadığı, ağırlıklı olarak sağlık hizmeti sunumunun gerçekleştirildiği, kimi eğitim kurumlarında eğiticiler ve öğrencilerin karşılaşmalarının dahi ciddi zorluk içerdiği ve uzunca bir süre de bu durumun süreceği anlaşılmaktadır”

Bu tablo karşısında kuramsal eğitimin düzenli ve sürekli bir biçimde organize edilmesi, ruh sağlığı ve hastalıkları alanındaki rutin klinik uygulamaların eğiticilerle birlikte gerçekleştirilmesi olanaklı gözükmemektedir. Bunun sonucunda ise tıpta uzmanlık öğrencilerinin yeterli eğitim alamamaları söz konusu olacaktır. Tıpta ve Dişhekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 16/4-a-2 maddesinde; “Programda eğitici bulunmakla birlikte asgari nitelik ve standartların sağlanamadığı hallerde, başka kurumda görevlendirme yapılmadan, Kurulca 9 uncu madde uyarınca verilen süre boyunca eğitime aynı programda devam edilebilir. Bu süre içerisinde ilgili programda asgari nitelik ve standartların sağlanamadığı veya eğitime engel olan durumun ortadan kaldırılamadığı hallerde programdaki uzmanlık öğrencileri Kurulun belirleyeceği usul ve esaslara göre tespit edilecek programa, programın bağlı olduğu kurumun mevzuatına uygun olarak nakledilir.” denilerek TUKMOS eğitim müfredatının bir bütün olarak uygulanma zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Maddede atıf yapılan Yönetmeliğin 9. Maddesinde Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından eğitim kurumunun denetiminin yapılacağı, belirtilen eksikliklerin verilen süre içerisinde giderilmesinin isteneceği düzenlenmiştir. Ancak halihazırda eğitim kurumlarının kısa süre içerisinde TUKMOS tarafından belirlenen asgari koşulları taşır hale gelemeyeceği açıktır. Nitekim Tıpta Uzmanlık Kurulu bu durum üzerine inceleme yapma gereği dahi duymadan uzmanlık öğrencilerinin eğitimlerine farklı kurumlarda devam etmesine yönelik bir karar almıştır. Ayrıca tıpta uzmanlık öğrencilerinin esasen eğitim görenler olduğu, sağlık hizmetine de bu eğitimin bir parçası olarak katıldığı dikkate alındığında varsa sağlık hizmeti sunumunda duyulan ihtiyaç uzmanlar eliyle karşılanmalıdır. Bu anlamıyla kadro talebi, atama, görevlendirme istemleriyle sorun çözülebilecektir. Tıpta uzmanlık öğrencilerinin ileride sağlık hizmeti sunumuna bir uzman hekim olarak katılacağı dikkate alındığında yeterli eğitim al(a)mamalarının hastalar üzerinde ciddi zararlar doğurması söz konusu olabileceği gibi kendilerini güvende hissederek mesleklerini icra edemeyeceklerinden alınan kararlar toplum üzerinde uzun erimli etkiler doğuracaktır.

Talep Halinde Görevlendirme İstisnasız Yapılmalı

Tüm bu açıklamalar ışığında; – Eğitim kurumlarının mevcut haliyle çekirdek eğitim müfredatında belirlenen asgari niteliklere uygun eğitim verme koşulunu sağlayamayacağı, – İdarenin bu durumu gözeterek istisnasız biçimde tüm tıpta uzmanlık öğrencilerini talepleri halinde görevlendirmesi gerektiği aksi halde eğitim öğretim hakkını engellemiş olacağı, – Aksine uygulamaların devam etmesi halinde TUK tarafından ivedi biçimde belirtilen kurumların denetiminin yapılarak uzmanlık öğrencilerinin diğer eğitim kurumlarına nakillerinin sağlanması gerektiği, – Sağlık hizmetinde hekim ihtiyacı var ise bu ihtiyacın uzman hekimler eliyle atama, geçici görevlendirme vb yollarla karşılanmasının kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun olacağı düşünülmektedir.”