advertorial | Saraybosna Sağlık Turizmi Zirvesi

GoFair Turkey tarafından, 24 – 26 Nisan 2019’da Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da Holiday Inn Hotelde gerçekleşecek olan sağlık turizmi organizasyonuna sayılı günler kaldı…

Fuarda yer alacak firmalar:

• Acıbadem Hastanesi • Medicabil • Bilim Sağlık • Koç Üniversitesi Hastanesi • Batıgöz • Güven Hastanesi • Yeditepe Üniversitesi Hastanesi • Elser Sağlık Turizmi Acentası • Medicana • Başarı Hastanesi

Fuar, Ticaret Bakanlığının 2019 yılında %70 olarak teşvik alacak fuarlar listesinde bulunmaktadır. (Bosna Hersek hedef ülke listesine girmiş olup +20 ilave oran almıştır.)

Organizasyonun ilk iki günü profesyonel ziyaretçilere (doktorlar, Sağlık Bakanlığı heyeti, sağlık kuruluşları yetkilileri, acenteler), son gün ise halka açık gerçekleşecektir. Saraybosna’da Memorial, Acıbadem, Koç Üniversitesi Hastanesinin ofisleri;  Bahçeci Sağlık Grubunun da sağlık merkezi bulunmaktadır. Kuruluşlar bu tek fuara katılarak Bosna, Hırvat ve Sırp vatandaşlarına ulaşabilme şansı yakalayacak.

Organizasyon Bosna Hersek Sağlık Bakanlığınca destekleniyor.  

Devlet Desteği:
Bosnalı hastaların yurt dışı hastane masraflarını devlet, bölümüne göre, %60 ile %80 arasında karşılamaktadır. Bosna’daki hastalar teknoloji altyapısının yetersizliğinden dolayı tedavilerinde daha çok Sırbistan bölgesini tercih etmektedir ancak Sırbistan ile Türkiye arasındaki doktor, tesis, altyapı vb kalite farkları göz önününde tutulduğunda Türkiye’deki hastanelerin tanıtımı sayesinde bu rotanın yavaş yavaş Türkiye’ye doğru kayması beklenmektedir. Bosna Markının Türk Lirası karşısında 3 kat daha değerli olduğu da unutulmamalıdır.  

Fuarın detaylarına ulaşmak için: http://www.bosniahealthcare.com/

Sağlık Turizminde Bir İlk

Gazi Üniversitesi Sağlık Turizminde Öncü Hastane Oldu!

Sağlık Bakanlığının ulusal politika hedefleri arasında yer alan sağlık turizminin kamuda arttırılması hedefi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesini harekete geçirdi ve Hastane uluslararası hasta kabulünü arttırmak ve hastalara daha nitelikli hizmet vermek amacıyla yetkilendirilmiş uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşu ile iş birliği yaptı.

Sağlık turizmi konusunda yetkili acente olarak faaliyet gösteren Medicamap yetkilileri ile Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Gazi Hastanesi Başhekimliği sözleşme imzaladı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet DEMİRCAN, Uluslararası Hasta Merkezi Müdürü ve aynı zamanda Hastanenin Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat DİZBAY ile sağlık turizmi aracı kuruluşu Medicamap yetkilileri arasında imzalanan sözleşme uyarınca hastanenin uluslararası hastalarla ilgili aracı kurum işlemlerini artık Medicamap yönetecek.

Acente, hastanenin sağlık turizmi kapsamında tanıtım faaliyetleri de dahil olmak üzere hastaların ülkeler arası ulaşım, havaalanı transferleri, konaklama, refakatçı, tercüman,  gibi süreçlerin başından sonuna kadar ihtiyaç duyulan tüm aşamalarda hizmet verecek.

İmzalanan bu sözleşme ile birlikte Türkiye’de ilk kez bir kamu hastanesi sağlık turizmi kapsamında profesyonel aracılık hizmeti almaya başlayacak.

Sağlık Turizmi Devlet Politikası Oldu

Sağlık Bakanlığı, 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarının 100. yılı olması dolayısıyla, Ankara’da özel bir gece düzenledi. İl sağlık müdürlükleri, hekimler ve basın mensuplarının katıldığı törende canlı müzik dinletisi ardından yıl içerisinde çeşitli zorluklarla mücadele ederek mesleklerini icra eden hekimlere teşekkür belgesi takdim edildi. Siirt’te görev yapan aile hekimi Dr. Yılmaz Yeniocak, Şırnak’ta görev yapan acil servis hekimi Dr. Ömer Dinç ve İstanbul’da görev yapan çocuk hastalıkları yoğun bakım hekimi Emel Uyar’a Sağlık Bakanı tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi.

Dr. Fahrettin Koca

Üniversiteler de Şehir Hastanelerinin İçinde

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca konuşmasında, 14 Mart günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan şehir hastanelerinin, sadece Kamu Özel İş birliği ile yapılan hastaneler değil, yeni dönemde fonksiyonel yapısı ile farklılık gösteren, özellikle bulunduğu bölgede son noktada sağlık hizmetinin verildiği, hastanın artık başka bir sağlık kurumuna sevk edilmediği, üniversitelerin de içinde olduğu, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütüldüğü müstesna bir üs olacağını kaydetti.

Sağlık Turizmi Devlet Politikası Oldu

“Ülkemizin potansiyelini dünyaya açacak, sağlık turizminde önde olan hemen her ülkeden daha iyi bir alt yapıya sahibiz” diye konuşan Bakan, sağlık turizmini bir Devlet politikası haline getirdiklerini ve Ulusal Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi (USHAŞ) marifetiyle kapasitesini dünyaya duyurmayı hedeflediklerini söyledi.

Bilkent Hastanesi: Eğitim ve Bilim Kenti

Bakan kritik ilaç, aşı, tıbbi cihaz ve sarf malzemesinde yerli üretime başlama hedefini uzunca bir zamandır desteklediklerini belirterek şöyle konuştu:

“Ankara Bilkent Hastanemiz, Hacettepe, ODTÜ, Bilkent gibi ülkemizin sayılı büyük üniversitelerinin kavşak noktasındadır. Bu bölge bir eğitim ve bilim kenti olduğu kadar artık bir sağlık kentidir. İhtiyacımız olan; eğitimin, bilimin, araştırmanın sağlık hizmeti ile kucaklaşması ve yenilikçi teknolojilere dönüşmesidir. Bu kucaklaşmayı başarmak ve bu bölgeyi bir Sağlık Teknolojileri Vadisine dönüştürmek istiyoruz. Türkiye Sağlık Enstitülerinin, (TÜSEB) üniversitelerimizin ve girişimcilerimizin, Devletimizin desteği ile büyük bir sinerji yakalaması ve sağlık teknolojilerinde yerlileştirme ve millileştirme adına büyük bir adım atması mümkündür.”

Hekimlerle Bireysel Sözleşme Dönemi

“Üniversiteler ile Devlet hastanelerinin birlikte kullanımında, yeni açılımlar getirmek istiyoruz” diye konuşan Bakan, “Bu amaçla yasal düzenlemeler yaptık. Alt mevzuat tamamlanınca yürürlüğe girecek bu uygulamaya göre, hastanede görev yapan tıp doktoru öğretim üyelerinin önceliğine göre hizmet, eğitim ve araştırma sorumluluklarını güvence altına alacak bireysel sözleşmeler yapılacaktır “dedi.

Emekli Maaşlarında İyileştirme

Yeni yasama döneminin ilk icraatı hekim emekli maaşlarında iyileştirme ile sağlık personelinin fiili hizmet zammı olduğunu belirten Bakan, “Geçtiğimiz 3 Ağustos’ta yürürlüğe giren kanun değişikliği ile çok önemli bir adım atıldı. Bu yıl başından itibaren hekim emekli maaşlarında ek ödeme yapılarak artış sağlanmış oldu” diye konuştu.

Erken Emeklilik Fırsatı

Bakan, sağlık personelinin “Fiili Hizmet Zammı” veya genel bilinen adıyla yıpranma payı üzerine şunları kaydetti:

“Bu konu uzun süredir sağlık çalışanlarımızın merakla bekledikleri bir husustu. Bundan böyle, sağlık personelimiz her 6 yılda bir yıl fazla çalışmış sayılacaktır. 30 yıl hizmet veren bir sağlık personeli 35 yıl çalışmış gibi emeklilik haklarından faydalanabilecektir. Ayrıca fiili hizmet zammının yarısı kadar yaş haddinde de azalma olacak, yani erken emeklilik fırsatı doğacaktır.”

Sağlık Çalışanlarına Şiddet Kabul Edilemez

Yasal düzenlemeyle, sağlık çalışanına şiddet uygulayanlar hakkında şikâyete gerek kalmaksızın kolluk kuvvetlerince işlem başlatılacak ve salıverilmeden savcılığa sevk edileceğini belirten Bakan şöyle konuştu:

“Ayrıca çalışanlarımızın ifadeleri iş yerlerinde alınacaktır. Üniversitelerde çalışan sağlık personelinin de bu tür durumlarda kurumlarından hukuki destek alabilmeleri imkânı sağlanmıştır. Ayrıca, belli durumlarda cezaların uygulanmadığını, ötelendiğini, paraya çevrildiğini görüyoruz. Ceza Kanunu’nda sadece sağlık çalışanlarına yönelik değil, bütün şiddet olaylarında, hırsızlık, gasp ve benzeri olaylarda herkesi ilgilendiren kamu vicdanını rahatlatıcı genel bir düzenlemenin yapılması yönünde çalışmalar yürütülüyor. Şiddet asla kabul edilemez, hele görevi insana hizmet etmek olan sağlıkçılar için hiçbir şekilde duymak istemediğimiz bir kavramdır. Sadece sağlıkçılara yönelik olarak değil, bütün insanlar için kabul edilemez bir durumdur.

Sağlıkta Şiddeti Önleme Eylem Planı

Hemen her gün şiddet olaylarının haberlerde yer alması hepimizi derinden üzmektedir. Sağlık çalışanları da şiddet mağdurları arasında maalesef fazlasıyla yerini almaktadır. Bu husus, sadece bizim değil birçok ülkenin önemli bir sorunudur. Kutsal bildiğimiz bu hizmeti yaparken fedakârca davranan, çalışan, gece gündüz demeden bu anlamda üzerine düşeni fazlasıyla yapmaya çalışan sağlık çalışanına yönelik şiddeti asla kabul etmemiz mümkün değildir. Bunun için sadece Sağlık Bakanlığı olarak değil, toplum olarak şiddete karşı bir tutum geliştirmek zorunda olduğumuza inanıyorum. Konuya sadece bir asayiş sorunu olarak yaklaşmak ve çözümünü sadece bir noktada aramak netice vermemektedir. Bunun için çok yönlü bir yaklaşımla tedbirlerimizi artırmak zorundayız. “Sağlıkta Şiddeti Önleme Eylem Planı” hazırladık ve aşama aşama uygulamaya başlıyoruz.

Çalışan Hakları ve Güvenliği Uygulamaları Rehberi

Buna göre, cezai yaptırımların yanı sıra; hasta ve sağlık personelinin buluştuğu fiziksel ortamların rehabilitasyonu, yorgunluk ve bitkinliğe yol açan aşırı iş yükünün azaltılması, malpraktis ve tazminat tehdidinden kurtulma, vatandaşlarımızın sağlık okuryazarlığının artırılması, sağlık hizmeti verme ve hizmet alma kültürünün yeni bir tanımlamayla geliştirilmesi ve hasta hekim iletişimini geliştirici eylemlerin hayata geçirilmesi dahil bir dizi eylem hayata geçirilecektir. Şiddetle mücadelenin bir parçası olarak Bakanlığımızca “Çalışan Hakları ve Güvenliği Uygulamaları Rehberi” hazırlanmıştır.”

Performans Ödemesi

Bireysel performans ölçümü ve buna göre ek ödeme yapılması üzerinde yeniden çalıştıklarını ifade eden Bakan, “Bunun uygulamaya konduğu dönemdeki gerekçeler değişmiştir; kuyrukların kaldırılması amacına çoktan ulaşılmıştır. Performansa göre ek ödeme amacından uzaklaşmış, kalite kriter olmaktan çıkarılmış ve başta doktorlar olmak üzere sağlık personeline dengeli ek ödeme modeline dönüşmüştür. Bu nedenle güncel hedeflere göre tekrar düzenlenecektir.Zor, nöbeti olan, riskli alanları cazip hale getirecek düzenlemeler yapacak şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz” dedi.

Ankara Şehir Hastanesinin Görüntüleme Teknolojisi GE’ye Emanet!

GE Sağlık’ın sunduğu 2.228 adet MR, BT, Nükleer Tıp, Mamografi, Röntgen, Anjiyografi, Ultrasonografi ve Yaşam Destek Çözümleri teknolojisiyle donatılan 3.711yataklı sağlık kampüsü, günde 100.000’den fazla hastaya hizmet verecek.

1,3 milyar dolarlık Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü’nün açılışı ile Türkiye’nin bugüne kadarki en büyük kamu-özel ortaklığı (PPP) projesi ve şimdiye kadar tek aşamada inşa edilen dünyanın en büyük devlet hastanelerinden biri tamamlanmış oluyor.

Sağlık Bakanlığının 15 milyar dolarlık sağlık hizmetleri dönüşümü stratejisinin önemli bir kısmını, ülkenin kalkınma planına uygun olarak, 31 adet Kamu Özel İşbirliği (PPP) sunmak ve 41.000 hastane yatağını yenilemek oluşturuyor.

1,3 milyar dolarlık sağlık kampüsü

CCN Holding ve GE Sağlık 14 Mart 2019 tarihinde, Ankara’da bulunan ve 3.711 yatak kapasiteli en son teknolojiyle donatılmış bir tesis olan Bilkent Entegre Sağlık Kampüsünü açtı.  Yaklaşık üç yıl süren inşaatın ardından 1,3 milyar dolarlık kampüs, Türkiye’nin bugüne kadarki en büyük kamu-özel işbirliği (PPP) ve şimdiye kadar tek aşamada inşa edilen dünyanın en büyük devlet hastanelerinden biri haline geldi. Açılışa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, kamu ve özel sektörden davetliler katıldı.

2016 yılında Türkiye’de sağlık hizmetleri alanında ilk operasyonel kamu özel ortaklığının kurulmasından bu yana GE Sağlık ve CCN Holding, 2017’nin başlarında hastaların hizmetine açılan 1300 yataklı hastane projesi Mersin Entegre Sağlık Kampüsü PPP projesi için kapsamlı teknoloji ve çözüm paketleri sunmak üzere ortaklığı sürdürmektedir.

Ankara Şehir Hastanesi 6 farklı binadan oluşuyor

Bilkent Entegre Sağlık kampüsü, bir tanı merkezinden ve farklı tıbbi hizmetler sunan altı farklı binadan oluşuyor:  kardiyovasküler hastane, genel hastane, çocuk hastanesi, doğum hastanesi, onkoloji hastanesi, nöroloji hastanesi ve Sağlık Bakanlığı için klinik bir otel ve idari bina. Kampüste ayrıca 904 poliklinik, 700 yataklı yoğun bakım ünitesi, 300 yataklı fizyoterapi ve rehabilitasyon hastanesi ve 100 yataklı yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanesi bulunuyor.

Günde 100.000 hastaya bakım hizmeti

Günde 100.000 hastaya bakım hizmeti verme kapasitesine sahip kampüsün hastalar, ziyaretçiler ve personel dâhil günde 36.000’den fazla kişiye yemek hizmeti vermesi bekleniyor.  Projenin aynı zamanda Türkiye Hükümetinin sağlık hizmetleri dönüşümünde büyük bir önceliği bulunuyor ve klinik ve klinik olmayan destek hizmetleri de dâhil olmak üzere 12.000’in üzerinde iş olanağı yaratması bekleniyor.

CCN Holding Başkanı Murat Çeçen bu konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bilkent Sağlık Kampüsü’nün açılışı, en iyi kamu sektörü modellerini özel sektör yetkinlikleri ile birleştiren ve tamamen işbirliğine dayalı bir ortaklığın sonucu olarak, Türkiye’nin bugüne kadarki en büyük PPP sağlık hizmeti yatırımlarını başarılı bir şekilde temsil ediyor. Sağlık Bakanlığına ve Türk halkına hizmet veren başlıca konsorsiyum ortaklarından biri olmaktan gurur duyuyoruz.”

Yelda Ulu Colin

GE Sağlık Genel Müdürü Yelda Ulu Colin ise şu açıklamalarda bulundu: “Bugünkü açılış, yenilikçi kamu özel ortaklıklarının devletin ve Sağlık Bakanlıklarının karşılaştığı sağlık sorunlarına nasıl yardımcı olabileceğinin güçlü bir göstergesidir.  Türkiye’nin sağlık hizmetleri dönüşümü için işbirliği yapmaktan ve toplum sağlığını iyileştirme önceliğinin sağlanmasına destek olmaktan gurur duyuyoruz. Bugün Bilkent Kampüsü’nün açılışının yapılması ile, ülke ve bölge genelindeki tüm vatandaşlar, son teknolojiye sahip ve merkezi bir konumda yer alan tesisteki yüksek kaliteli sağlık hizmetlerine artık erişim sağlayabilecek. Türkiye, hem bölgede hem de dünyada sağlık hizmetleri dönüşümündeki öncü statüsünü bu açılış ile bir kez daha doğrulamış oldu.”

2.228’den fazla GE Sağlık sistemi

Bilkent Kampüsü’ndeki sekiz radyoloji ünitesi, bir radyasyon onkolojisi ünitesi ve iki nükleer tıp merkezi, 2.228’den fazla GE Sağlık sistemi ile donatılmıştır.  Proje boyunca GE mühendisleri, tıbbi sistemlerin kurulumunu yönetmek için sahada 2.600 saatten fazla zaman harcamışlardır.

Yenilikçi çözümler neler?

Kampüste kurulan yenilikçi çözümler arasında, meme kanserinin erken teşhisi için hastalarda ağrı, rahatsızlık ve endişe hissini uzaktan kumanda ile azaltmaya yardımcı olmak için özel olarak tasarlanmış mamografi sistemi; düşük doz teknolojisiyle üstün görüntü kalitesi sunan ve saniyeler içinde tek kalp atımında kardiyak çekimleri yapabilen bilgisayarlı tomografi; NEMA hassasiyeti en yüksek ve gelişmiş görüntü çözünürlüğü teknolojisiyle düşük doz PET/BT çekimleri gerçekleştirebilen ve bu sayede kanser teşhisinde etkin bir performans ortaya konabilen PET/BT teknolojileri yer alıyor. Hastanede bulunan, yüksek hassasiyete sahip dedektör teknolojisini kullanan anjiyo cihazları ile de yüksek görüntü kalitesi ve düşük doz anjiyo tetkik imkanı sağlanabilecek. Kadın hastalıkları çekimlerinde gelişmiş çözünürlük, hız ve esneklik ile fark yaratan ileri teknoloji ultrasonu; dijital hassasiyet ve kullanım kolaylığının entegre edildiği, gelişmiş anestezi cihazı; akciğer koruma özellliğiyle kapsamlı bir çözüm sunan hastabaşı ventilatörü ve diğer çekimlerin üçte birine kadar kısa bir sürede görüntü elde etmek için tasarlanmış manyetik rezonans görüntüleme (MR) sistemi ayrıca kurulan sistemler arasındadır.

230 milyon dolar değerinde PPP projeleri

GE Sağlık; Türkiye haricinde de gelişmekte olan pazarlarda yenilikçi kamu-özel ortaklıkları sağlama konusunda güçlü bir geçmişe sahip. GE, sadece Türkiye’de son iki yılda 230 milyon dolar değerinde PPP projeleri gerçekleştirmiştir.

GE Sağlık, 1987’den beri Türkiye pazarında yer almakta ve 60’ını son derece nitelikli saha mühendisinin oluşturduğu 300’den fazla çalışana sahiptir.  40.000’den fazla GE tıbbi sistemi, ülke genelinde 3000’den fazla sağlık kurumunda kurulu olup, her gün 200.000’den fazla hayata dokunmaktadır.

Ankara Şehir Hastanesinin Dev Laboratuvarı

Siemens Healthineers Türkiye, Türkiye’nin sağlık alanında en büyük ‘Kamu-Özel İş Birliği’ projesi olarak bilinen Ankara Şehir Hastanesi Bilkent’e Avrupa’nın en büyük hastane laboratuvarını kurdu.

Laboratuvar, CCN Yatırım Holding’in toplam 1,1 milyar Euro’luk yatırımla hayata geçirdiği sağlık kampüsünün 7 bin 750 metrekarelik alanında hizmet verecek.

Sağlık teknolojilerinde en gelişmiş olanaklara ve öncü uygulamalara sahip laboratuvarda, günde 130 bin, ayda ise 3 milyonun üzerinde test yapılacak. Rutin test işlemlerinin hepsi aynı gün içinde sonuçlandırılabilecek.

Genetik tetkikler için ise yurt dışına numune gönderilmesine gerek kalmayacak.

Ankara Şehir Hastanesi Bilkent’in laboratuvar hizmetlerinden 5 yıl içinde 50 milyonun üzerinde kişiye fayda sağlaması öngörülüyor.

Siemens Türkiye’nin Bina Teknolojileri alanındaki çözümleri de sağlık kampüsünün bina yönetiminin ve altyapısının dijitalizasyonuna ve otomasyonuna ciddi katkılar sundu. Özellikle operasyonel mükemmeliyet için güvenlik, geçiş izinleri, iklimlendirme, takip–izleme, altyapı başta olmak üzere birçok sistemin ekipman temini ve devreye alma işlemleri gerçekleştirildi.

Türkiye’nin sağlık alanındaki en büyük ‘Kamu-Özel İş Birliği’ projesi olan ve CCN Yatırım Holding tarafından 1,1 milyar Euro’luk yatırımla hayata geçirilen Ankara Şehir Hastanesi Bilkent’in tüm laboratuvar sistemleri Siemens Healthineers Türkiye tarafından kuruldu. Yüksek standartlarda bir altyapıya ve son teknoloji ürünü tıbbi cihazlara sahip olan laboratuvarda, günde ortalama 130 bin, ayda ise 3 milyonun üzerinde testin çalışması planlanıyor. Ayrıca laboratuvar sayesinde rutin test işlemlerinin hepsi aynı gün içinde sonuçlandırılacak ve genetik tetkikler için yurtdışına numune gönderilmesine gerek kalmayacak.

Siemens Türkiye’nin Bina Teknolojileri alanındaki çözümleri de sağlık kampüsünün dijitalizasyonu ve otomasyonuna da katkılar sundu. Öne çıkan uygulamalar arasında; merkezi izleme ve yönetim uygulaması, güvenlik ve alarm sistemleri, yangın güvenliği sistemleri, yeni doğan servisi-bebek emniyeti, geçiş izin ve kontrol sistemleri, hemşire çağırma servisi, ameliyathane otomasyonu ve network altyapısı yer alıyor. Ayrıca hastanedeki tüm sistemlerin tek bir çatı altında Hastane Bilgi Yönetim Sistemi ile eş güdümlü ve entegre şekilde çalışmasına olanak sağlandı.

Hüseyin Gelis

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, sağlık kampüsüne sundukları katkılarla ilgili şunları söyledi: “Ankara Şehir Hastanesi Bilkent’te Siemens Healthineers olarak Avrupa’nın en büyük laboratuvarını kurarken Siemens Bina Teknolojileri ile de en kapsamlı bina teknolojilerini kullanarak geleceğin sağlık kampüsünü inşa ettik. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da yeni kurulmaya başlanan öncü laboratuvar sistemlerini buraya getirdik. Bu sağlık kampüsündeki laboratuvar hizmetlerimizin önümüzdeki beş yılda 50 milyon kişiye fayda sağlamasını öngörüyoruz. Ayrıca güvenlik, iklimlendirme ve otomasyon alanlarında öncü bina teknolojilerimizle, yüksek enerji verimliliği, çalışan ve hasta konforu sağlıyoruz. Tüm bu teknolojilerimizle ülkemizin sağlık alanındaki en büyük Kamu-Özel işbirliği projesine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz.”

Laboratuvar hizmetlerinde hız ve hasta konforu artıyor

Siemens Healthineers’ın dünyanın önde gelen büyük laboratuvarlarına yeni kurmaya başladığı yeni nesil immünoassay ve klinik kimya sistemleri bu laboratuvarın en önemli parçasını oluşturuyor. Otomasyon sistemiyle entegre çalışan son teknoloji sistemleri sayesinde de kalite, takip edilebilirlik ve verimlilik artırılırken,  hasta sonuçlarında, yüksek tutarlılıkta öngörülebilir sonuç verme sürelerine ulaşılıyor. Merkez laboratuvarın ana bölümleri, Tıbbi Biyokimya, Tıbbi Mikrobiyoloji, Tıbbi Genetik ve Tıbbi Patolojiden oluşuyor. Bu bölümlere ek olarak, Tüberküloz ve Moleküler Mikrobiyoloji Laboratuvarı, Doku Tipleme Laboratuvarı, Seroloji ve Sitogenetik Laboratuvarları da bulunuyor. Özellikle geniş test panelleri, dijital numune takibi, örnek vaka izlenebilirliği, otomasyon sistemi gibi özellikler hastane kapsamındaki akıllı laboratuvar sistemlerinin temelini oluşturuyor. Bu sayede;

  • Bir hastadan alınan tek tüp numuneyle rutin biyokimya, hormon, hepatit paneli, spesifik hormon ve alerji testleri üzerinde çalışılabilecek. Böylece daha az kan numunesi alınarak hasta konforu artırılacak.
  • Rutin test işlemlerinin hepsi aynı gün sonuçlandırılacak ve hastaların sonuçlarını almak için ertesi gün hastaneye gitmelerine gerek kalmayacak.
  • Genetik tetkikler için yurtdışına hasta numuneleri gönderilmesine gerek olmayacak.
  • Son teknoloji sistemlerle kurulan laboratuvarlarda bu yöndeki tetkikler çalışılıp sonuçların hızlı bir şekilde hastalara ulaşması sağlanacak.

Avrupa’nın En Kapsamlı Bina Teknolojileri

Siemens Türkiye’nin Bina Teknolojileri birimi, Ankara Şehir Hastanesi Bilkent’in entegre çalışan sistemleri ve ağ yapısı ile geleceğin teknolojilerine uygun bir altyapı kurdu. Hastane Bilgi Yönetim Sistemi ile entegre çalışan bu altyapı, şirketin en büyük geleceğe hazır hastane çözümü özelliğini taşıyor. 22 ayrı sistemden gelen 500 binden fazla noktanın yönetildiği Siemens Desigo CC çatı entegrasyon yazılımı, Bilkent Şehir Hastanesi’nin enerji verimli çalışmasını, hasta ve çalışan konforunu sağlıyor.

Güvenlik Sistemleri

  • Hastane genelinde güvenlik, kurulan dijital sistemler ile destekleniyor.
  • Güvenlik Merkezi’ndeki 3500 kamera, Siemens Siveillance VMS Video Yönetim Yazılımı ile 60 ekran üzerinden takip ediliyor.
  • Bu kameralar, 5000 kart okuyucudan oluşan, Siemens SiPass Kartlı Geçiş ve Hırsız İhbar Sistemi ile entegre olarak çalışıyor.
  • İstenmeyen bir durumda olayın nerede olduğunun belirlenmesi, görsel tespit için ilgili kamera görüntüsüne ulaşılması ve saniyeler içinde duruma müdahale edilmesi sağlanıyor.

Bebek Takip Sistemi – Yenidoğan Servisi

  • Doğumhane bölgesinde ise önlemler bir üst seviyeye çıkartılıyor.
  • Bebek Takip Sistemi ile anne ve bebeğinin güvenliği her daim takip ediliyor.
  • Sistem sayesinde; bebeğin normal dolaşım güzergahı dışına çıkarılması durumunda, tüm kapılar kilitleniyor, asansörler kapatılıyor ve bebeğe en hızlı şekilde ulaşmak için güvenlik görevlileri bölgeye yönlendiriliyor.

Yangın Güvenliği Sistemleri

  • Tüm hastane genelinde ve tüm kullanım alanlarına uygun konumlandırılan 57 bin dedektör ve 19 bin yardımcı üniteden oluşan Siemens Sinteso Yangın Algılama Sistemi, Seslendirme ve Acil Anons Sistemi ile entegre çalışarak yangın çıkmasını ve yayılmasını önleyen dijital çözümler sunuyor.
  • Herhangi bir dedektörden gelen olası bir alarm durumunda, İzleme Merkezinde ilgili bölgenin kat planı ve alarma geçen dedektörün tam yeri otomatik olarak alarm ekranına geliyor ve güvenlik personelinin en hızlı şekilde müdahalesine imkân veriyor.
  • Olası bir yangın durumunda, yardıma ihtiyaç duyabilecek yatan hastaların güvenliği de Yangın Algılama sistemi ile entegre çalışan Hemşire Çağrı Sistemi ile sağlanıyor.
  • Hemşirelerin yatan hastaların çağrılarını takip ettiği ekrana yangın alarmının oluştuğu oda bilgisi ve detayları otomatik olarak aktarılıyor, bu durumda sorumlu hemşire en hızlı şekilde yatan hastaların tahliyesi için önlem alıyor.

Hastane Konforu ve Ameliyathane Otomasyonu

  • Hastane genelinde iklimlendirme kontrolü için, 18 bin oda termostatı, 51 bin saha ekipmanı ve 1000 panodan oluşan Siemens PXC Mekanik Otomasyonu Sistemi ile hem hastaların hem de çalışanların konforu kesintisiz olarak sağlanıyor.
  • Siemens PXC Mekanik Otomasyon Sistemi, ameliyathanelerde yer alan mekanik cihazları kontrol ediyor. Dokunmatik ekranlı ameliyathane panoları ile entegre olan sistem; ortamın sıcaklık, nem, medikal gaz ve diğer teknik verileri anlık olarak izlenmesini, kontrol edilmesini, herhangi bir uygunsuzluk durumunda sistemin otomatik uyarı vermesini sağlıyor.

klinikiletişim’in yeni sayısında neler var?

Üniversite Hastanelerinin Sorunları & Çözüm Önerileri

Kamu Özel İş Birliği (KÖİ) Projelerinin Finansmanı

SGK Alternatif Geri Ödeme Modelleri Arayışında

Yerlileştirilme Süreci Nasıl İşleyecek?

Start-Up Firmalardan Gelen Yatırım Projesi Konuları Neler?

Sağlık Sektörünün Finansman İhtiyacına Yönelik 1 Öneri: İhtisas Bankası

Sağlık Market Geç Ödeme Sorununa Çare mi?

Değer Bazlı Ödeme Sistemi Nedir?

Sağlık Turizminde 2023 Vizyonu Nasıl?

Özel Hastanelerin Sağlık Turizmi Politikaları Nasıl? Hastaneler Hangi Özellikleriyle Öne Çıkıyor?

USHAŞ’tan Beklentiler: Özel Sektörü de Şemsiyesi Altına Almalı, Eşit Mesafede Olmalı…

Ürün Takip Sistemi (ÜTS) İstatistikleri Ne Diyor?

Yeni Kitap: Sağlıkta Kalite İyileştirme Yöntemleri

Şehir Hastaneleri Sağlık Harcamalarını Arttıracak

2003 yılından bu yana sağlık harcamalarının 100 milyar TL’den 2 katı artışla 200 milyar TL’ye yükseldiği açıklandı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Yılmaz Tuna, kamu ve özel olmak üzere toplam sağlık harcamalarının 2003-2017 yılları arasındaki parasal gelişimine bakıldığında bugünkü fiyatlarla 192 milyar TL’yi aşan bir sağlık harcamaları gelişimi yaşandığını ifade etti.

Gündemde Finansman var

Sağlık sektörünün liderleri, 9. TÜSAP Vizyon Toplantısı için İstanbul Medipol Üniversitesinde, 1 Mart 2019, Cuma günü bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Yılmaz Tuna’nın ana konuşmacı olarak katıldığı 2019 yılının ilk TÜSAP toplantısında Sağlık Finansmanı tartışıldı.

Şehir Hastaneleri Sağlık Harcamalarını Arttırdı

Yılmaz Tuna konuşmasında, Türkiye’de sağlık harcamalarının GSYH’ye oranının OECD ülkelerinde yüzde 9 iken Türkiye’de 4,3 olduğunu belirtti. Ancak, OECD ortalamasının altında yer alan bu düşük oranın sürekliliğinin mümkün görünmediğine dikkat çeken Tuna, nedenlerini şehir hastanelerindeki artış, sağlık personeli ve harcamalarında artış, sağlık teknolojilerindeki gelişme, tedavi sağlık harcamalarındaki artış, kişiye özel tedavi yöntemlerinin yaygınlaşması ve yaşlı nüfus oranının giderek artması şeklinde sıraladı.

Yerli Plazmadan Plazma Ürünleri Üretimi Projesinden bahseden Tuna, şunları söyledi:

“Bu proje ile Türkiye’de plazma ürünlerinin üretimi için tesis kurulması ve fraksiyonasyon teknolojisinin ülkeye kazandırılması hedeflendi.  Ayrıca ülkenin kan ürünleri alanında kendi kendine yeterliliğinin sağlanması ve tamamı ithal olan ürünlerin üretilmesinin cari açığın kapatılmasına katkı sağlaması amaçlandı. Proje hayata geçirilerek üretimin teşvikine yönelik toplam 7,9 milyar TL tutarında 10 yılık alım yapılmıştır.”

Finansman Gelişmiş Ülkelerin de Sorunu

Sağlığa daha fazla kaynak ayırabilen, Gayri Safi Milli Hasılası daha yüksek olan gelişmiş ülkelerde de sağlık finansmanının gittikçe büyüyen bir sorun olarak önlerine çıktığını söyleyen TÜSAP Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, sürdürülebilir bir sağlık sistemi için yeterli kaynağa ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Toplum Yaşlanıyor; Kronik Hastalık Artıyor

Aydın,“Sağlık finansmanı sorunu kaynağın miktarı ile bağlantılı olmayıp kaynağın kullanımı ile çok yakından ilgili gibi görünüyor. Bu açıdan ana hedefimiz elimizdeki kıt kaynaklarla en verimli sonuca ulaşmak ve en verimli hizmeti elde etmek” diye konuştu. Toplumun yaşlandığını, kronik hastalık yükünün arttığını söyleyen ve sağlık sisteminde maliyeti artırıcı diğer unsurlara değinen Aydın, “Neticede tüm bunlardan daha dramatiği, sadece bizim toplumumuzda değil, belki de dünyadaki tüm toplumlarda insanlık tevekkül ehli bir toplumdan talep ehli bir toplum yapısına dönüşüyor. Özellikle bu gelişmiş ülkelerde daha fazla… Dolayısıyla sağlığa daha fazla kaynak ayırabilen, Gayri Safi Milli Hasılası daha yüksek olan gelişmiş ülkelerde de sağlık finansmanı gittikçe büyüyen bir sorun olarak ortaya çıkıyor.” dedi.

Sağlık Turizmi Özel Sayısı | 2019

klinikiletişim dergisi Sağlık Turizmi Özel Sayısı hazırlanıyor… Profesyonel ekibimiz tarafından yurt dışı pazara yönelik, İngilizce yayınlanacak dergimizde yerinizi hemen alın!

İçerikte Neler var?

Yurt dışı pazara yönelik Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelinin tanıtımı kapsamında;
Özel hastanelerin hizmet sunumunda profesyonel vizyonu,
Şehir hastanelerinin sağlık turizmindeki güçlü rolü,
Vakıf ve üniversite hastanelerinin uzman hekim kadroları,
Hizmet sunucularının akreditasyon, kalite performansları, güncel tıbbi teknoloji kullanımı, yetişmiş insan kaynağı ve Türkiye’nin doğal zenginlikleri,
Hem seyahat etme hem de sağlık hizmetinden yararlanmanın cazip lokasyonları,
Uluslararası hasta organizasyonunda seyahat acentelerinin nitelikleri,
Sağlık turizminin geliştirilmesi yönünde sunulan Devlet teşvikleri,
Hizmet sunucularının yurt dışı pazara yönelik reklam ve tanıtım stratejileri,
Uluslararası Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi (USHAŞ) rol ve sorumlulukları,
Sağlık Bakanlığının sağlık turizmi hedefleri ve güncel politikaları,
Hizmet sunumu kapsamında Sağlıkta Dönüşüm Programının dünü & bugünü,

Sağlık turizminin geliştirilmesi yönünde faaliyet gösteren kamu kuruluşları & sivil toplum kuruluşlarının gelecek vizyonu işlenecek.

Dağıtım Noktaları neler?

2019 Nisan ayından itibaren Bosna Hersek , Erbil, Kiev, Cezayir, Bağdat, Azarbaycan’da sağlık turizmi temalı yapılacak toplantı ve kongrelerde dergimizin dağıtımı yapılacaktır.

Nasıl Yer Alabilirsiniz?

Sağlık turizmi yetki belgesi olan kurumlar, öne çıkan hizmetleri ve kurumsal vizyonlarıyla bu özel sayıda yer alabilirler.

Çalışma detaylarına ilişkin bilgi almak için iletişim adresimiz: [email protected]

Üniversite & Sanayi İş Birliği Protokolü AYBÜ ile Alvimedica arasında İmzalandı

Sağdan sola: Prof. Dr. Metin Doğan, Franco Valdanna, Leyla Alaton, Prof. Dr. Engin Bozkurt

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) ile Alvimedica Tıbbi Ürünler A.Ş arasında, Üniversite-Medikal-Sanayi İş Birliği Protokolü Ankara’da imzalandı. İş birliğinin ilk ürünü olan mitral kapak, girişimsel kardiyolojide dünyada henüz ürün geliştirilmemiş bir prestij projesi olarak tanımlanıyor. Alvimedica, AYBÜ ile iş birliği içinde bu ürünü kullanılabilir hale getirmeyi planlıyor. Alvimedica, alacağı proje bazlı teşvik ile mitral kapak üretimini ticarileştirmeyi ve milyar dolar seviyelerinde ihracat değerini ülkeye kazandırmayı hedefliyor.
Proje için kardiyoloji bilim dalının yanı sıra, tel tasarımından doku mühendisliğine, 3 boyutlu modellemeden doku alınacak hayvan yetiştiriciliğine kadar farklı disiplinlerde Ar-Ge ve iş birliği yapılacak.

Bilim, sanayi ve teknolojiye yönelik ortak Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) projeleri kapsamındaki Protokolün imza töreni, AYBÜ Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan, Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton ve Alvimedica Bilimsel Çalışmalar Direktörü Franco Vallana  ile akademik ve devlet protokolünden yetkililerin katılımı ile gerçekleşti.

Üniversite-Medikal-Sanayi İş Birliği

Tören sırasında AYBÜ Rektörü Prof Dr. Metin Doğan “Üniversitemiz, Türkiyemizin 2023 Vizyonuna katkı sağlamak için birçok önemli projeye imza atmaktır. Gerek ortağı olduğumuz Teknopark Ankara gerekse iş birliği içinde bulunacağımız Ankara Şehir Hastanesi ile değerli akademisyenlerimiz ve Alvimedica’nın gayretleri ile birçok projeye imza atacağız. Bugün ülkemizin yerli ve milli atılımına katkı sağlayacak ve bir ilk olacak Üniversite-Medikal-Sanayi İş Birliği Protokolü imzalamaktan mutluluk duyuyorum” dedi.

Yenilikçi Fikirler Ürüne Dönüşecek

Sektörün önde gelen sağlık firmalarından Alvimedica Tıbbi Ürünler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı  Leyla Alaton, imza töreni sırasında, sağlık sektöründe üniversite ile sanayi iş birliğinin katma değerli ürünlerin geliştirilmesinde büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Ülkemizde üniversite ile sanayinin iş birliği içinde olmasını çok önemsiyoruz. AYBÜ ile iş birliği içinde üniversitedeki yenilikçi fikirlerin ürün haline gelmesine, ticarileşmesine ve uluslararası standartlarda global satış ve pazarlama ağında yer almasına destek vermeyi hedefliyoruz” dedi. Alvimedica Bilimsel Çalışmalar Direktörü Franco Vallana, AYBÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana bilim dalı ile ilk etapta Mitral Kapak projesi kapsamında işbirliği yapacaklarını belirterek, global pazarda dev firmaların da bu ürünü geliştirmeye çalıştığını ama şirket olarak bu alanda önemli mesafe kat etmiş olduklarını ifade etti.​

İş birliğinin ilk ürünü Mitral Kapak

Mitral kapak, girişimsel kardiyolojide dünyada henüz ürün geliştirilmemiş bir prestij projesidir. Sıradan bir tıbbi ürün olmanın ötesinde çoklu teknolojiye ve vücutta aktif mekanik kısım ile birlikte, biyolojik olarak elde edilen kapak dokusuna da sahiptir. Alvimedica, AYBÜ ile iş birliği içinde bu ürünü kullanılabilir hale getirmeyi planlıyor.

Bir çok paydaşı bulunan proje için kardiyoloji bilim dalının yanı sıra, tel tasarımından doku mühendisliğine, 3 boyutlu modellemeden doku alınacak hayvan yetiştiriciliğine kadar farklı disiplinlerde Ar-Ge ve iş birliği yapılacak. Bu yapı ile TÜBİTAK tarafından çağrıya çıkılan SAYEM-Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması kapsamında desteklenmek için başvuru yapıldı. Alvimedica, alacağı proje bazlı teşvik ile mitral kapak üretimini ticarileştirmeyi ve milyar dolar seviyelerinde ihracat değerini ülkeye kazandırmayı hedefliyor.

Ünı̇versı̇te-Medı̇kal-Sanayı̇ İş Bı̇rlı̇ğı̇ Protokolünün Kapsamı

Bilim, sanayi ve teknolojiye yönelik çalışmalara yol gösterici nitelikte olacak protokolde; AYBÜ ve Alvimedica iş birliği çerçevesinde yapılacak bilim, sanayi ve teknolojiye yönelik ortak Ar-Ge ve bilgi transferi çalışmaları, öğrenci staj ve istihdam imkanları yer alıyor. Ayrıca sanayinin bilgi tabanlı ve rekabetçi ekonomik yapıya kavuşarak, ulusal ve uluslararası piyasalarda rekabet gücünü arttırmasına destek verilmesi hedefleniyor. Üniversite-sanayi iş birliğini geliştirme hedefli projelere odaklanarak, tıbbı cihazlar alanında buluş ve projelerle ortaya çıkan sonuçların ticarileştirilmesi ve uluslararası pazara açılabilmesi de amaçlanıyor.

Şehir Hastanelerinin Yerli Tedarikçileri Kimler?

12 – 14 Şubat 2019 tarihleri arasında yapılan Tıbbi Tedarik Kongresinin ilgi çeken oturumlarından biri de Şehir Hastanelerinde Tedarik ve İşletme Yönetimi ve İş Birliği Fırsatları başlıklı oturum oldu. Bu oturumda sunum yapan Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü Medikal ve İşletme Planlama Daire Başkanlığından Umman Ağzıtemiz, Şehir Hastaneleri Projelerinde Tıbbi Cihaz Tedariki konusunda sunum yaptı.

Umman Ağzıtemiz

Ağzıtemiz sunumunda; Yapım İşlerinin Kapsamı, ürün ve hizmetlerin Kapsamı, Şehir Hastaneleri Projelerinde Tıbbi Cihazların Sınıflandırılması,Tıbbi Ekipman ve Mefruşat Tedarik Süreci, Malzeme Öneri ve Onay Formuna ilişkin detaylı bilgiler verdi.

Kamu-Özel İş Birliği (KÖİ) modeli ile gerçekleştirilen Şehir Hastaneleri projelerinde Tıbbi Ekipman ve Mefruşat Tedarik Zinciri Yönetiminin İdare tarafından büyük titizlikle yapıldığını ifade eden Ağzıtemiz, şu bilgileri verdi:

Yüksek teknoloji cihazlar planlanmakta, bununla birlikte yerli üretime destek verilmektedir.

Bugüne kadar ihalesi tamamlanmış projelerdeki toplam Medikal Ekipman ve Mefruşat Yatırım Tutarı 2,5 milyar TL civarındadır.

Medikal ekipman ve mefruşat sabit yatırım alımları tamamlanmış olan projelerdeki ortalama yerli ürün oranı %30 civarındadır.

Tüm cihaz ve sistemlerin birbirine entegre olduğu %100 dijital hastane hedefine doğru hızla ilerlenmektedir.

Yerli Medikal Ekipman Tedarikçileri şunlardır:

Ertunç Özcan, Aymed, Zerone, Otamed, Elmed, TMS, Bıçakçılar, Nüve, Nitrocare, Aktif, Üzümcü, Medisa, Mes, Aquadem.

Koç Üniversitesi Translasyonel Tıp Araştırma Merkezi Açıldı

Koç Üniversitesinin sosyal bilimler, tıp ve mühendislik alanlarındaki araştırmaları destekleyerek, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılacak yüksek katma değerli biyomedikal cihazları Türkiye’de üretmek amacıyla kurduğu; sosyal bilimler, tıp ve mühendislik alanlarını bir araya getiren, Translasyonel Tıp Araştırma Merkezi (KUTTAM) açıldı. Yurt dışından büyük mali kaynaklarla ithal edilen çeşitli cihaz ve buluşların Türkiye’de üretilmesi için bir platform oluşturan KUTTAM, insan yaşamının refahına olduğu kadar ülke ekonomisine de katkı sağlayacak.

73 Proje Yürütülüyor

Kanser tedavisine yönelik çalışmaların yanı sıra görme engellilere umut olacak yapay retina, parkinson hastalarının yaşam kalitesini iyileştirecek giyilebilir teknoloji, herkesin kendi kan tahlilini yapabileceği cihaz gibi projelerin gerçekleştirildiği KUTTAM’da ulusal ve uluslararası alanda 73 proje yürütülüyor.

Koç Üniversitesinin Tarihinde Aldığı En Büyük Dış Kaynaklı Fon

Törende konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, KUTTAM’ın, Koç Üniversitesinin 25 yıllık tarihinde aldığı en büyük dış kaynaklı fonla kurulduğunu belirterek, fonda en büyük paya sahip olan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına teşekkür etti. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkanı Naci Ağbal da, ‘’KUTTAM’da geliştirilen ve çığır açan teknolojilerle bu alanda ihracatçı noktaya geleceğimize yürekten inanıyorum. Tüm dünya Koç Üniversitesini ve Türkiye’yi bu projeler üzerinden görecek ve destekleyecek’’ dedi.

Soldan sağa- Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkanı Naci Ağbal, KUTTAM Direktörü Prof. Dr. İhsan Solaroğlu

Rumelifeneri Kampüsündeki törene, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, KUTTAM Direktörü Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, Koç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Max Planck Enstitüsü Akıllı Sistemler Direktörü Prof. Dr. Metin Sitti, akademisyenler ve basın mensupları katıldı.

8 Laboratuvar ve 1 Klinik Araştırma Ünitesi

Yüksek çözünürlüklü elektron mikroskopu, implant prototipi üreten 3D yazıcı gibi son teknoloji ürünü gelişmiş cihazlarla donatılmış farklı alanlara yönelik sekiz laboratuvar ve bir klinik araştırma ünitesinde; sekiz postdoc araştırmacı, 40 öğretim üyesi, 49 doktora, 21 yüksek lisans öğrencisi ve 12 personel, ulusal ve uluslararası alanda toplam 73 proje yürütüyor. Görme engellilere umut olacak yapay retinanın yanı sıra parkinson hastalarının yaşam kalitesini iyileştirecek giyilebilir teknoloji ile herkesin kendi kan tahlilini yapabileceği cihaz bu projelerden sadece bir kaçını oluşturuyor. Laboratuvarlarda çalışması devam eden bir diğer konu da kanser tedavisinde kullanılan ilaçların doğrudan kanserli bölgeye ulaşmasını sağlayan sistemin geliştirilmesi. Bu projeyle, kanserde sağaltım sürecinin güçlendirilmesinin yanı sıra kemoterapinin etkilerinin en aza indirilmesi ya da ihtiyaç duyulmaması amaçlanıyor.

Naci Ağbal: Üniversiteler için Yatırım Önceliklerimiz Var!

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkanı Naci Ağbal dünyadaki değişim ve dönüşüme dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürdü: “20. Yüzyılın başında sanayi devrimini konuşan dünya, 21. Yüzyılın başında yıkıcı, radikal, teknolojik dönüşümün dünyayı nereye sürükleyeceğini konuşuyor. Özellikle enformasyon teknolojilerinde ve biyo-teknolojilerinde çığır açan gelişmeleri duyuyoruz ve bu ülkeler arasında rekabeti etkiliyor. Özellikle araştırma üniversitelerinin sayısının artması, devlet kaynaklarından bu üniversitelere daha çok yatırım yapılması konusunda önceliklerimiz olacak. Bilim insanlarıyla girişimcileri, sanayicileri bir araya getirmek üniversite-sanayi işbirliği açısından çok önemli. Strateji ve Bütçe Başkanlığı olarak; araştırma altyapısının üniversitelerin ve sanayinin ortak kullanımına açılması, bu ekosistemin sürdürülebilmesi için Sanayi Bakanlığı ve YÖK ile ortak bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışma kapsamında üniversitelerde ve özel sektörde var olan araştırma altyapısının bir haritası çıkartılarak, sağladıkları yetkinlikleri herkesle paylaşmak amacındayız.’’

Artık tek bir bilim içinde bilgi üretmenin yetersiz kaldığını, disiplinler arası bilgi üretmek gerektiğini kaydeden Naci Ağbal, bilim ve eğitimin yapısı bir değişim içinde olduğunu söyledi. KUTTAM’ın ortaya koyduğu vizyonun, sağlık teknolojilerin gelişimi bakımından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Ağbal, ‘’KUTTAM’ın yürüttüğü çalışmalar ihtiyaçlarımızı karşılamada büyük destek olacak. Burada geliştirilen ve çığır açan teknolojilerle bu alanda ihracatçı noktaya geleceğimize yürekten inanıyorum. Tüm dünya Koç Üniversitesi’ni ve Türkiye’yi bu projeler üzerinden görecek ve destekleyecek’’ dedi.

Prof. Dr. İnan: Tıp, fen, mühendislik araştırmaları KUTTAM’da buluşuyor

Prof. Dr. Umran İnan, açılışta yaptığı konuşmada, KUTTAM’ın, Koç Üniversitesinin 25 yıllık tarihinde aldığı en büyük dış kaynaklı fonla kurulduğunu belirterek, bu fonda en büyük paya sahip olan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na teşekkür etti. KUTTAM ile Türkiye’de ilk kez, tıp, fen ve mühendislik bilimleri alanlarındaki araştırma gruplarının aynı çatı altında toplanma fırsatı yakaladığına dikkat çekti şöyle konuştu: Tıp Fakültemiz ülkemiz için yepyeni bir mükemmellik seviyesinde doktorlar yetiştirmenin yanı sıra, Üniversitemizin “araştırma üniversitesi” misyonunun da bir gerekliliği olarak kuruldu.Bir eğitim ve araştırma hastanesi olarak daha şimdiden ülkemizdeki çok ciddi bir ihtiyaca cevap verebilen, önemli kurumlardan biri haline geldi. Önümüzdeki 10-20 yıl içinde insanlığı ve toplumları en çok etkileyecek bilimsel gelişmelerin tıp ile diğer alanların örtüşmelerinde olacağını görüyoruz. Bu öngörü ile kurulan KUTTAM’ın, yaratıcı toplumsal ve ekonomik katma değerin yanı sıra rekabetçi ve gelişmiş teknolojiler üretme kabiliyetiyle de ülkemizde sağlık sektörünün yeni bir seviyeye taşınmasında lokomotif rol oynayacağına ve çok daha güzel gelişmelere tanık olacağımıza inanıyorum.”

Prof. Dr. Solaroğlu: Yerli imkanla yüksek katma değerli biyomedikal cihaz geliştirilecek

KUTTAM Direktörü Prof. Dr. İhsan Solaroğlu ise, KUTTAM’ın amacını temel bilimsel araştırmaya dayalı ve yerli imkânlarla yüksek katma değerli biyomedikal cihaz geliştirilmesine olanak sağlamak ve bu alanlarda yapılacak çalışmaları teşvik etmek şeklinde tanımladı. Prof. Dr. İhsan Solaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Ülkemizde refah düzeyini artmasıyla birlikte sağlık hizmetlerine olan talep de artacak. Maalesef ülkemiz pazarında yer alan tıbbi cihazların tutar olarak %85’e yakın kısmı ithal ediliyor. 2010 yılsonu itibari ile ülkemizde 1,9 Milyar ABD Doları tutarında büyüklüğe ulaşan tıbbi cihaz pazarı, Dünya’daki en büyük 20 pazardan biri konumundadır. Bu nedenle, ülkemizin yüksek katma değerli ürün üretebilen, yurtiçi tıbbi cihaz ihtiyacının daha büyük bir kısmını karşılayabilen bir üretim yapısına geçmesi, sadece sağlık harcamalarından kaynaklanan cari açığı azaltmayı sağlamayacak, beraberinde ülkemizi küresel pazarlara ürün ve hizmet sunabilen bir konuma taşıyacaktır. KUTTAM’ın temel amacı, ülkemizin sağlık endüstrisinin arzulanan bu hedeflere ulaşmasına katkıda bulunmaktır.’’

Törende, uluslararası çapta bilimsel araştırmaları nedeniyle Rahmi Koç Bilim Madalyası ödülünü alan Max Planck Enstitüsü Akıllı Sistemler Direktörü ve Koç Üniversitesi Mühendislik ve Tıp Fakülteleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Sitti de, “Tıbbi Robotikte İnovasyon” konulu bir sunum yaptı.

İnsan sağlığına ve ekonomiye katkı sağlayacak

Topkapı’daki Koç Üniversitesi Hastanesi ve Rumelifeneri Kampüsü olmak üzere iki ayrı kampüste konumlanan KUTTAM’da halen 52 ulusal, 21 uluslararası olmak üzere 73 proje üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

KUTTAM bünyesindeki 8 laboratuvarda; 8 postdoc araştırmacı, 40 öğretim üyesi, 49 doktora ve 21 Yüksek lisans öğrencisi tarafından sürdürülen çalışmalarda temel bilim keşiflerinden yola çıkarak, klinikte hastanın yatağına ulaşabilecek biyomedikal cihazlar ve yenilikçi ürünler geliştirilmesi hedefleniyor.

Daha önce yurtdışında üretilen ve büyük mali kaynaklarla ithal edilen çeşitli cihaz ve buluşların Türkiye’de üretilmesi için platform sağlayan KUTTAM’da dünyada bir ilk olan sağlık ürün ve cihazlarının da üretilmesiyle insan yaşamının refahına olduğu kadar ülke ekonomisine de katkı sağlanmış olacak.

Laboratuvarlarda hangi çalışmalar yapılıyor?

KUTTAM bünyesindeki, hücresel ve moleküler tıp alanındaki translasyonel ve temel bilim araştırmaları için gerekli her türlü altyapı ve en son teknolojiye sahip olan Moleküler Tıp Laboratuvarları’nda farklı disiplinlerden laboratuvarlarla iş birliği yapılarak geleceğe yön verecek yenilikçi araştırmalar gerçekleştiriliyor.

Bu araştırmalar; kök hücre biyolojisinden kanser biyolojisine, farmakoloji ve biyokimya alanlarından nörobiyolojiye, immünolojiden fizyoloji, histoloji ve embriyolojiye; geniş bir yelpazeye yayılıyor. Kök Hücre Araştırma Laboratuvarı’nda, kişiye özgü kök hücrelerinin ve tek gen mutasyonu barındıran genetik hastalıkların modellemesi yapılıyor.

Kanser Araştırma Laboratuvarlarında da kanser hücrelerinin ilaç yanıtları ve ilaç direncinin genetik ve epigenetik mekanizmaları araştırılıyor. Yenilikçi tanı kitleri geliştiriliyor.

Nörobiyoloji ve Fizyoloji Laboratuvarlarında ise, kan-beyin bariyerinin biyolojisi, iskemi, beyin kanaması gibi alanlarda, Deney Hayvanları Laboratuvarı ve Hücresel ve Moleküler Görüntüleme Laboratuvarı ile iş birliği içinde araştırmalar yürütülüyor.

Üniversite-sanayi iş birliğiyle gerçekleştirilen önemli projelere imza atan KUTTAM, Max Planck Enstitüsü ve Stanford Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen pek çok kurumuyla biyomedikal cihaz ve sağlık teknolojileri üzerine verimli işbirlikleri için çalışmalar yürütüyor.Merkez, Avrupa’daki en önemli translasyonel araştırma merkezlerinden biri olmayı hedefliyor.

KOÇ ÜNİVERSİTESİ TRANSLASYONEL TIP ARAŞTIRMA MERKEZİ (KUTTAM)

6.500m2 (3.500m2 Rumeli Feneri Kampüsü, 3.000m2 Koç Üniversitesi Hastanesi)

52 ulusal yürüyen proje

21 uluslararası yürüyen proje

8 Laboratuvar (Moleküler Tıp Laboratuvarları, Hücresel ve Moleküler Görüntüleme Laboratuvarı, Omiks Laboratuvarı, Hareket Analizi ve Kognisyon Laboratuvarı, Deney Hayvanları Laboratuvarı, Nörodejenerasyon Araştırma Laboratuvarı, Biyomekanik ve Dayanıklılık Laboratuvarı, Nano-Ölçekli Prototip Laboratuvarı)

8 Postdoc Araştırmacı

12 Çalışan personel

40 Öğretim Üyesi

70 (49 Doktora, 21 Yüksek lisans öğrencisi)

1 Klinik Araştırmalar Ünitesi

KUTTAM’DAKİ CİHAZ VE TEKNOLOJİLER

Hücre Kültür Odaları

Laminar Akım Sistemleri

İnkübatörler

Fluoresan Mikroskop ve Kamera Sistemleri

Konvansiyonel PCR Cihazları ve Görüntüleme Sistemleri (BioradGelDoc Sistemi)

Gerçek Zamanlı PCR Cihazları

(Light Cycler 480 II Real-time PCR, ROCHE)

DNA Metilasyon Sekanslama Cihazı

Sonikator Cihazı

Western Blot Yürütme Sistemleri

Dijital Görüntüleme Sistemleri

(Typhoon, BioradGelDoc Sistemi)

FACS Hücre Ayırma Cihazı

(Biorad-FASC Aria TM III-4L Model)

BD Accuri

XCELLigence® RTCA DP Cihazı

Cytation 5 Hücre Görüntüleme Cihazı

Tıbbi Tedarik Kongresinde Neler Tartışılıyor?

Tıbbi Tedarik Kongresi, tıbbi tedarik yönetimiyle ilgili sorunları tartışmak, yeni teknolojileri takip etmek ve başarılı uygulamaları paylaşmak amacıyla 12 Şubat 2019 itibariyle Antalya’da başladı.

Kongrenin açılışı, T. C. Sağlık Bakanı Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Abdulvahit Sözüer ve Kamu İhale Kurulu (KİK) 2. Başkanı Şinasi Candan’ın katılımı ile gerçekleşti. Açılışta Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayhan Arslan, Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir ve Üniversite Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Haluk Özsarı birer konuşma yaptı.

Dr. Abdulvahit Sözüer

Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Abdulvahit Sözüer: “Türkiye’nin sağlık alanındaki başarı hikayesini tıbbi tedarik zincirinde de yakalamak gerek”

Sağlığın dünya ölçeğinde 10 trilyon doların üzerinde hacimlere ulaşan ve hatta savunma sanayinden bile daha öncelikli politika konusu olarak devlet ekonomilerine yön verecek bir alan haline geldiğini ifade eden Sağlık Bakanı Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Abdulvahit Sözüer, Türkiye’nin sağlık alanındaki başarı hikayesini tıbbi tedarik zincirinde de yakalamak gerektiğini söyledi.

Sözüer, “Hizmet kalitesindeki başarımız, fiziksel mekanları iyileştirme hızımız, şehir hastanelerinin faaliyete geçmesi, sağlık turizminde cazibe merkezi haline gelen coğrafyamız, USHAŞ’ın kurulması, sağlık dijitalleşmesi alanında yakaladığımız yüksek ivme, artık sağlığa yön veren tüm paydaşları mükemmeliyet odaklı düşünmeye mecbur kılmaktadır. Ülkemizde artık sağlık sektörü, öncelikli olarak ele alınması gereken stratejik bir sektördür. Bunun içinde de tıbbi tedarik ayrıcalıklı bir öneme haizdir.” diye konuştu.

Tıbbi tedarikte yerlileşme ve millileşme konusuna da değinen Sözüer, “Sağlık hizmeti ihraç eden bir ülke konumunda olan ülkemizde tıbbi tedarikte yerlileşme ve millileşme hamlesi de olmazsa olmaz bir stratejidir. Sağlık hizmeti ihraç ederken tıbbi tedarik yönünden büyük oranda ithalatçı pozisyonunda kalma paradoksunu bu strateji ile ortadan kaldıracağız. Tıbbi tedarik zincirini sürekli olarak verimlilik açısından ele alıyoruz. Evet, bu bakış açısı önemlidir ama artık verimliliğin yanında millileşme ve yerlileşme kavramları da bir o kadar hayati öneme sahiptir.” dedi.

Şinasi Candan

Kamu İhale Kurulu (KİK) 2. Başkanı Şinasi Candan: “Türkiye yabancı ülke vatandaşlarına kaliteli sağlık hizmeti sunan bir çekim merkezi konumunda”

Kamu İhale Kurulu (KİK) 2. Başkanı Şinasi Candan ise konuşmasında Türkiye’nin gerek kendi vatandaşlarına gerekse de Avrupa başta olmak üzere yabancı ülke vatandaşlarına kaliteli sağlık hizmeti sunan bir çekim merkezi konumunda olduğunu vurguladı. Sağlık sektörünün ülke açısından stratejik konumunu ortaya koymak üzere istatistikler paylaşan Candan konuşmasına şöyle devam etti:

“2018 yılı itibariyle 4734 sayılı Kanun kapsamındaki alımların GSYH’nın yüzde 7’sini toplam kamu harcamalarının ise yüzde 30’u aştığı görülmektedir. Bu yıl içerisinde istisna alımları hariç toplam tutarı 175 milyar TL’ye ulaşan 77.568 adet ihale yapılmış, bu ihalelerin yüzde 43’ünü mal alım ihaleleri oluşturmuştur. Mal alımlarını sırasıyla yüzde 31 ile hizmet alımı, yüzde 26 ile yapım işi ihaleleri takip etmektedir.

Bu kongrenin gündemi olan tıbbi ürün ve hizmet alımlarının toplam tutarı ise 7,5 milyar TL’ye ulaşmaktadır. Bu tutarın 5,5 milyar TL’sinin tıbbi cihaz ve ilaç alımları; 2 milyar TL’sini ise tıbbi cihaz kiralama ve sağlık hizmeti alımları oluşturmaktadır. Bu tutar toplam mal alımlarının yüzde 21’ine tekabül ederken, ihale sayısı olarak da yüzde 17’sine denk gelmektedir. Takdir edeceğiniz üzere bu alımları gerçekleştiren kuruluşların başında Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumları gelmektedir.”

Dr. Ayhan Arslan

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayhan Arslan: “Üretimin uygun maliyet ve kalitede olması, özel sektörde sürdürülebilir, nitelikli ve hasta güvenliği merkezli hizmet sunumu için bir fırsat olacaktır”

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayhan Arslan ise Türkiye’de yapılacak üretimin uygun maliyet ve kalitede olmasının özel sektörde sürdürülebilir, nitelikli ve hasta güvenliği merkezli hizmet sunumu için bir fırsat olacağına söyledi. Sağlık hizmet sunucuları olarak toplam harcamalarının yüzde 20 ile 30’unu ilaç, tıbbi cihaz, sarf gibi harcamalarda kullanıldığını belirten Dr. Ayhan Arslan 12 yıldır değişmeyen SUT rakamları ve diğer ekonomik koşulların sektörü zor durumda bıraktığını söyledi. OECD ülkeleri ile Türkiye’nin kişi başı sağlık harcamalarını kıyaslayan Arslan, şunları söyledi: “OECD ülkelerinin sağlığa harcadığı miktar GSMH’da ortalama yüzde 10 civarında seyrederken ve Amerika’da bu oran yüzde 17 iken ülkemizde maalesef yüzde 4.5’e düşmüştür. Sayısal olarak da söylemek gerekirse OECD ülkelerinde kişi başı yıllık harcama 4000 dolar, Amerika’da 10000 dolar seviyelerinde iken Türkiye’de 2017 rakamlarına göre kişi başı sağlık harcaması tutarı sadece 1750 TL olmuştur. O zamanki döviz kuru ile 480 dolar gibi bir seviyede kalmıştır. OECD ülkelerinde bu rakam 10 katı kadardır.”

Metin Demir

Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir: “Kıt kaynakları doğru kullanma sanatını beceremiyoruz”

Tıbbi tedarikçiler olarak finansal sürdürülebilirliğin zorluğundan bahseden Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir, “Son 7-8 yıldır ciddi sıkıntılarla, birbirimize destek olarak finansal sürdürülebilirliği sağlamaya çalışıyoruz. Ancak bu çok kolay olmuyor. Kaynaklar gerçekten kıt. Kıt kaynakları doğru kullanma sanatını beceremiyoruz.” dedi. Sağlık sektörünün paydaşları olarak birlikte hareket etme kültürü oluşturmak gerektiğini söyleyen Demir, “Finansal sürdürülebilirlik dediğimiz zaman da bu doğru satın almadan başlıyor. Eğer satın almayı, tedariki doğru yapmazsak finansal sürdürülebilirliği sağlamak mümkün değil” diye konuştu.

Doç. Dr. Haluk Özsarı

Üniversite Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Haluk Özsarı: “Bu kongre ve bu kongrede konuşulacaklar çok önemli”

Tıbbi Tedarik Kongresinin programına değinen ve dünyanın gündeminde olan konuların burada tartışıldığını söyleyen Üniversite Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Haluk Özsarı, Bu kongrenin programına baktığınızda çok net olarak görüyorsunuz ki dünyada neler konuşuluyorsa buralarda da onlar tartışılıyor. Bu çok önemli bir gelişmedir. Değerbazlı ödeme, değer bazlı dinamik fiyatlama, Sağlık Market gibi konular aslında hepimizin ortak paydasını oluşturuyor. Bu ortak paydayı tıbbi tedarik dediğiniz konu ile birleştirdiğinizde gerçekten ülkemizde sağlık hizmetlerinin üretimi için gerekli tüm faktörlerinin son kullanıcıya gidişine kadar olan her türlü safhayı kapsamış oluyorsunuz. Bu açıdan bu kongre ve bu kongrede konuşulacaklar çok önemli.” diye konuştu.

Tıbbi Tedarik Kongresi 14 Şubat Perşembe gününe kadar devam edecek

Tıbbi Tedarik Kongresi, Sağlık sektöründe varlık yönetiminde Türkiye modeli ortaya koymak, kaynakları verimli kullanarak kaliteli ve sürdürülebilir bir sağlık hizmeti sunmak, Türk medikal endüstrisinin ihracat kapasitesini geliştirmek ve ekonomiye katma değer sağlamak amacı ile 14 Şubat Perşembe gününe kadar Antalya’da devam edecek. Tıbbi tedarik zincirinin tüm paydaşlarını Antalya’da biraraya getiren etkinlik, Sağlık Bakanlığı, SGK, üniversiteler, özel sağlık kuruluşları ile tıbbi tedarik sektörünün önemli sivil toplum kuruluşlarının işbirliği ve katılımlarıyla gerçekleşiyor.

Tıbbi Tedarik Kongresi, dopdolu bir programla; birbirinde önemli oturumları, eğitimleri ve çalıştayları ile gündeme ışık tutacak. Sağlık Endüstrisi Platformundan Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekler Federasyonu (TÜMDEF), Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS), Araştırmacı Tıp Teknolojileri Üreticileri Derneği (ARTED), Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) ve Medikal Kümelenmeler Platformu işbirliğiyle Ekspoturk tarafından organize edilen kongrenin oturum başlıkları şöyle;

  • Tedarik Zinciri Yönetiminde Halkaların Güçlendirilmesi
  • Sağlık Hizmetlerinde Birlikte Kullanım ve İşbirliği Kültürü
  • Sağlık Finansmanında Değer Bazlı Ödeme
  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu, Sektöre Etkileri ve Endüstrinin Geleceği
  • Geri Ödeme, Tedarik Sorunları ve Çözüm Önerileri
  • Tıbbi Tedarikte Yerelleşme, Millileşme ve Globalleşme Vizyonu
  • Tıbbi Tedarikte Yerelleşme ve Millileşme Kapsamında Teşvikler ve Uygulamalar
  • Tıbbi Tedarikte Kriz Yönetimi
  • Şehir Hastanelerinde Tedarik ve İşletme Yönetimi ve İşbirliği Fırsatları
  • Sağlık Market
  • Tıbbi Cihazların İzlenebilirliği ve Politika Belirleme
  • Tıbbi Tedarik Yönetiminde Lojistik İşbirlikleri